Karım Duygu ve Maceralarımız – 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım Duygu ve Maceralarımız – 2
Karım Duygu ve ben lisede tanıştık. Bir fransız kolejinde okuyorduk. Duygu o zaman bile tam bir orospuydu. Arkadaş grubundaki diğer kızlarla birlikte okulun en kısa eteğini giyiyordu. Bacak bacak üstüne attığında eteği kıçına kadar açılırdı. Dersleri de çok iyi olduğu için hocalardan izin almasına gerek olmadan derste gömleğini çıkarırdı bazen. Esnemek bahanesiyle kollarını iki yana açarak, ya da gömleğini çıkartırken daracık tişörtünün sardığı dimdik göğüslerini sergilerdi.

“Gel beni sik” diyen yüzü, dolgun göğüsleri, eteğimi nasıl biraz daha açıp daha fazlasını gösterebilirim diye uğraştığı bacakları, vücudunun her yanı güzeldi. Ama en güzel yeri kalçalarıydı. O da farkındaydı bunun ve erkekleri tahrik etmek tenefüslerde oturarak konuşamazmış gibi dirseklerini sıraya koyup, bacaklarını iki yana acıp, kıçını mümkün olduğu kadar havaya kaldırarak domalırdı, derslerde de önünde oturan arkadaşına

birşey söylemek ya da kalem falan istemek bahanesiyle sıraya dayanıp sürekli domalırdı. Gelip geçen de ya sürtünür, ya o da bişey söylemek istiyormuş gibi kollarını Duygu’nun sırtına koyup sınıfın ortasında dakikalarca güzelim götüne dayar, ya da gidip gelip pandik atardı. O da gülümseyerek, ya da bir oyunmuş gibi “yine gafil avladın beni” dercesine parmağıyla işaret ederdi.

Bütün erkekler “Duygu orospusu” diye bahsederdi ondan. Herkes gibi ben de onu bir kez sikebilmek için herşeyimi verirdim. Bütün bir yaz tatilini onu düşünerek otuzbir çekerek geçirdikten sonra, Lise 2`nin ilk günü cesaretimi toplayıp arkasına oturdum. Birkaç hafta içinde baya samimi olduk. Ama ona çıkma teklifi yapmaya korktuğum için bu yakınlık bir işe yaramıyordu. Çünkü artık arkadaş olduğumuz için öyle rahatlıkla seyredemiyordum da onu. Ama birgün edebiyat hocası hastalanıp gelmediği için dersimiz boştu. Herzamanki gibi önündeki arkadaşıyla konuşmak için domalmıştı.

Eteği iyice kısalmıştı. Bir elim fermuarın arasından sikimde, gözlerimi ayırmadan bir metre önümde havada olan yusyuvarlak götüne bakmaya başladım. Dayanılacak gibi değildi. Birden gözlerimi kaldırdığımda kafasını çevirmiş bana bakmakta olduğunu farkettim. Bozuntuya vermemeye çalışarak elimi sikimden çekip sıranın üzerine koydum ama anlamıştı. Beş on saniye bana baktıktan sonra önüne dönüp arkadaşıyla konuşmaya devam etti. Hoşuna gidiyordu erkeklerin ona bakması.

Bütün erkeklerin onu tam bir orospu gibi gördüğünü de iyi biliyordu. Beni en çok tahrik eden şey de bu pervasızlığıydı. Ertesi gün dersler boş geçeceği için sadece 5-6 kişi gelmişti. Yine önümde domalmıştı. Ama bu sefer öyle bir kaldırmıştı ki kıçını eteği nerdeyse beline gelmişti. Birara bana bakıp gülümsedi, dirseklerini çekip sonra sıraya resmen yüzüstü yattı. O anda gördüğüm şey karşısında diğerleri görür mü görmez mi diye düşünmeyi siktiredip yarrağımı iyice dışarı çıkarıp 31 çekmeye başladım.

Altına külot giymemişti ve dönüp arada bir bana bakmayı ihmal etmeden kıçını sallıyor, havaya kaldırıp indiriyordu. Üstüm başım berbat olmasın diye tuvalete gidip boşaldım. O günden sonra ikimizin de bahsetmediği bir oyuna dönüştü sanki herşey. Normal zamanlarda arkadaş gibi sohbet edip, birbirimizden kalem istiyor ya da ödev soruyorduk. Ama birden teşhircilik yapmaya karar verdiği anlarda ikimiz de bişey yokmuş gibi davranıyorduk. 1 saatlik öğle tenefüslerinde kantine ondan önce gidiyor sıraya giriyordum.

Sonra o gelince sıraya önümden girmesine izin veriyordum. Kantinin küçük penceresinden kafasını uzatıp kıçını geriye doğru itiyordu ve sikime bastırıyordu. Kantinciyle şakalaşarak kahkalar atarak kıçını oynatıp sikimi eziyordu. Bu hergün böyle oluyordu. Hergün kantinden dondurma almayı da adet edinmişti. Yemeğini yedikten sonra herkesin azmış bakışları altında o dondurmayı ağzındaki seyredenlerden birinin sikiymiş gibi emer, yalar, sömürür bütün erkekleri çıldırtırdı.

Kışın da dondurma yerine evden getirdiği bir muzla yapardı bunu. Isırmak yerine dudaklarının arasından kaydırarak bir sokup bir çıkartarak resmen emdiği o muz yerine kendi yarağımızın olacağı o günü beklerdik hepimiz.Kışın yemekten sonra kütüphaneye gidip sıcak ortamda test çözüyordu. Yemeğimi bitirip kütüphaneye gittiğimde onu masalardan birine domalmış olarak buluyordum. Girer girmez birkaç arkadaşım yanıma gelip “bizim orospu yine altına külot giymemiş” diyorlardı.

Arkadaşlarla uygun biryer bulup izlemeye koyuluyorduk. Arada bir yanımıza gelip dersle ilgili bişeyler sorup masaya dönüp tekrar aynı pozisyonu alıyordu. Biz de sırayla ik**e bir ordan geçip sürtünüyorduk,ya da eteğini kaldırıp çıplak götüne pandik atıyorduk. Bazen “yapmayın çocuklar” diye gülerek kızar, bazen de dönüp kim olduğuna bakmakla yetinirdi. Baharda yemekten sonra bahçede bir iki arkadaşıyla birlikte yeşilliklerde oluyordu. Arkadaşları bağdaş kurup otururken O, onlara doğru yüzüstü yatıyordu.

Eteği yukarı sıyrılır, bütün erkeklerin ona bakmak için ik**e bir o bölgede volta attğını farkeden arkadaşları onu uyarınca kapatır, sonra tekrar eteği toplansın diye elinden geleni yapardı. Onunla aynı serviste olan arkadaşlarım “serviste bacaklarını iki yana açıp öyle bir oturuyor ki kaç sefer servisten eve gelmeden inip umumi bir tuvalet bulup 31 çekmek zorunda kaldım” diyorlardı.

Bazen üzerinde sadece tişörtü varken arkadaşlarla bunun grubundaki kızları ıslatır su savaşı başlatırdık. En çok da bizim orospuya saldırırdık tabi. Sırılsıklam olmuş tişörtü tamamen yapışırdı ve hiçbirzaman sütyen giymediği için göğüs uçları tamamen ortaya çıkardı. O da gizlemek için kollarını bile kenetlemezdi. Bahçede su savaşından sonra sütyen giymediği ve heryeri ortaya çıktığı için birkaç kez kadın hocalardan azar bile işitmişti.

işte böyle bir teşhirciydi Duygu. Ama öyle kolay elde edilir bir kaşar da değildi. Bütün lise boyunca 2 tane herifle çıkmıştı. Onlardan da ilkine yalnızca götten vermiş, lise 2nin başında çıktığı diğer çocuğa ancak bozdurmuştu. Bütün bunları çıktığı çocuklar bize sonradan anlatıyorlardı tabi. Lise 2nin ikinci döneminde bir iddia üzerine cesaretim ve umudum olmasa da gidip çıkma teklif ettiğimde bunu çok uzun zamandır beklediğini söyledi.

Onun da bende gönlü varmış, öyle dedi. Çıkmaya başladığımız ilk zamanlarda, daha yeni birlikte olmaya başladığımız için, okuldaki hareketlerini düzeltmesini söylemeye cesaret edemiyordum benden ayrılır diye. Daha sikememiştim bile. Ayrıca arkadaşlar arasında baya bi saygınlık kazanmış, okulun en güzel kızıyla birlikte olduğum için baya popüler olmuştum. Bunu bozmak da istemiyordum.

O yine derslerde, tenefüslerde, kütüphanede herkesin bakışları altında domalmaya devam ediyor, iççamaşırı giymiyor, teşhircilik yapmaya devam ediyordu. Onunla çok zaman geçirmeye bizimkilerin yanına gitmemeye başlamıştım. Biraz da Duygu`nun hala eski orospuluklarına devam etmesi yüzünden utanıyordum, o yüzden iyice uzaklaştım arkadaşlarımdan. Zamanla artık alakam olmayan arkadaşlarımın onun etrafında dolanıp seyretmesi hoşuma gitmeye başladı.

“Olum şu kıza bi çeki düzen ver, senin kızarkadaşın değil mi” demek hem onların işine gelmiyordu hem de okulda herkesin korktuğu biriydim o yüzden kimse böyle bir şey söylemeye cesaret edemiyordu. Artık oyunu onlarla da oynamaya başlamıştım yani. Kantine gittiğimizde ikimizin yemeğini almak için Duygu sıraya giriyor, arkadaşlarım arkasına geçmek için itişip kakışıyordu. Sonra içlerinden talihli olan, Duygu`nun benim gözümün önünde geriye doğru çıkarttığı götüne dayarken ben de bundan garip bir zevk alarak izliyordum.

Artık Duygu`ya olan ilgimin boyutu da değişmişti. Artık tek amacım arkadaşlarım Duygu`ya dayarken ya da Duygu`yu domalırken seyrederken onları seyretmekti. Okulda Duygu`dan “orospu” diye bahseden birilerini duyduğumda müthiş zevk alıyordum. Senenin sonuna geldiğimizde birkaç kez sadece ağzına verebilmiştim daha. Ama sikemediğim için büyük bir eksiklik de hissetmiyordum. Onu öyle seyretmek sikmekten bile güzelmiş gibi geliyordu.

Senenin sonuna doğru bazı arkadaşlar Erdek`te bir tatil düzenlemişti. Bizim dönemden birsürü kişi gelecekti. Duygu bu tatilden bir hafta önce biraz güneşlenip yanmak için önce silivri`deki yazlıklarına gitmemizi önerdi ben de tabii ki kabul ettim. Silivri`ye arabayla gidemeyecektik ama. Çünkü evin önüne parkedersek Silivri`deki komşuları görüp ailesine haber verebilirlerdi. Otobüsle gitmeye karar verdik. Duygu o gün kendisinin dapdar ve kısacık beyaz penye bir şort ve belini açıkta bırakan kısa bir tişört giymişti. Kadıköy`den Mecidiyeköy otobüsüne bindik. Otobüs tamamen doluydu ayakta gidiyorduk.

biraz sonra otobüs iyice doldu ve en arkaya kadar ilerlemek zorunda kaldık. En arkada camkenarında ellerimiz önümüzdeki demirlerde tatilimizin ne güzel olacağından bahsediyorduk. Çantalarımızdan birisi tam köşede, diğeri de onun arkasında duruyordu. Duygu bacaklarını büyük çantamızın iki tarafına yerleştirmiş diğer çanta da araya girdiği için camın önündeki demire uzanabilmek için iyice eğilmişti. Tam ailesinin gelecek haftaki tatile izin vermeyebileceklerinden bahsediyordu ki arka kapıdan otobüse kalabalık bir genç grubu bindi. İçlerinden ortaboylu ve oldukça yakışıklı olan bi tanesi diğerlerinden biraz kopmuş yanımıza gelmişti.

Duygu arkasına dönüp baktı ve çocukla gözgöze geldiğinde çocuğu beğendiğini anladım. Farketmemiş gibi yapıp konuşmaya devam ediyordum ben. Tekrar baktığımda çocuk Duygu`nun tam arkasında duruyordu. Sonra ani bir frenle sarsıldığımızda çocuk tutunacak yer bulamamış az daha düşüyordu. otobüs durduğunda çocuk kollarını Duygu`nun iki yanından uzatıp yetişmekte zorlanarak elleriyle demire tutunmaya başladı.

Duygu kafasını çevirip gözucuyla 5-10 saniye çocuğa baktı. Bu şehvetli bakışlar karşısında çocuk iyice cesaret bulmuş pantolonunu delmek üzere olan sikini kızarkadaşımın götüne dayamıştı. Ben bir yandan konuşmaya devam ediyor bir yandan da olanları izliyordum. İlk defa ben yanındayken oluyordu böyle birşey, kızarkadaşımdan utanmıştım ama manzara mükemmeldi: Duygu bacaklarını iki yana açmış, öne eğilmiş ve müthiş kalçalarını Herife sunmuştu. Herif kollarını sevgilimin beline dolamış gibi demiri tutmuş, ileriye bile uzatmak zorunda kalmadığı sikini kendisine kadar gelen göte dayamıştı.

Otobüs hızlandıkça Duygu sanki sarsıntıdanmış gibi sallanıyor, herifin sikinin üzerinde kıçıyla daireler çiziyordu. Arada bir kafasını çevirip herife bakmayı da ihmal etmiyordu. Duygu birden bana doğru eğilip kalabalığın içinde dudaklarımı öpmeye başladı. Bunun götünü herife daha iyi sunabilmek için yeni bir numara olduğunu anladım. Uzun uzun öpüşerek Mecidiyeköy`e varıp otobüsten inince Duygu çocuğa gülerek el salladı. Herif çoktan arkadaşlarına anlatmaya başlamıştı bile. Silivri otobüsüne kalktığı yere gidene kadar çocuğun yarım bıraktığı işi tamamlamak adına elimi götünden ayırmadım.

Silivri`de yazlığa yerleştikten sonra akşam olmuştu. Denize ertesi gün gittik. Hava çok sıcak olduğu için plaj tamamen doluydu. Tenha biryer bulabilmek için kimsenin olmadığı kumsalın sonuna kadar yürüdük. Duygu hemen şortunu ve tişörtünü çıkardı. Herzamanki gibi içine hiçbirşey giymemişti. Benim de üstümdekileri çıkarmamı öyle denize girmenin daha güzel olduğunu söyledi. Etrafta kimse olmadığı için bunda bir sakınca görmedim.

Denize girip şakalaşmaya başladık. Etraftan arada bir birkaç kişi geçiyordu ama çıplak olduğumuzu farketmiyorlardı herhalde. Denizin içinde oynarken birden dudaklarıma yapıştı. Bacaklarını belime dolayınca zaten dimdik olan sikim amına sürtünmeye başladı. Dudaklarımı çekip “seni sikmek istiyorum” dedim. “Sabret biraz. Bu kadar hızlı olmamalı” dedi. Senin gibi bir orospunun böyle birşeyi söylemesi çok ilginç demek istedim ama onu elimden kaçırmamak için susmayı tercih ettim.

Sonra denizden çıkıp tekrar kumlara yattık. Ben hemen şortumu giydim birileri geçer diye. Ona giyinmesini söylemedim, kimse geçmiyormuş gibi yapabilirdim. Yüzüstü yatıp sırtını yağlamamı istedi. Bütün vücudunu yağlamaya başladım. Ben ellerimi vücudunda gezdirdikçe inliyordu. Bundan cesaret alıp amını da yağlamaya başladım. Bundan çok zevk alıyordu. Hırıltılarla inlemeye başladı. Ben parmaklarımı amında gezdirdikçe daha çok inliyordu. Sonunda sarsılarak boşaldı. Ellerime sırılsıklam olmuştu. Siksem bu kadar bağırmazdı herhalde. Birazdan ben de yanına yatıp güneşlenmeye başladım. Ertesi gün de aynı şekilde geçti. Pazartesi günü sabahtan direk Karaköy’deki okulumuza gittik.

Haftasonu geldiğinde herkes Erdek hazırlıklarını bitirmişti. Duygu evden kesinlikle izin alamayacağını düşündüğü için bir plan yapmıştı. Cuma günü eve gidip tatilimizi riske atmamak için okul elbiseleriyle gidecekti ve ablasına telefon edip 1 hafta boyunca onda kalıyormuş gibi yapmasını isteyecekti. Plan yürüdü ve ablası kabul etti. Çoğunluk ayarladıkları otobüslerle gidiyordu. Arabası olanlar da kendileri gelecekti.

Biz de otobüse bindik. Bir otelde kalıyorduk bütün okul. Öğretmenler yoktu ama okulda gibiydik. İlk gün, yerleştikten sonra Erdek`in merkezine gidip bişeyler almaya karar verdik. Tam dışarı çıktık ve bir taksi arıyorduk ki Duygu`yla çıkmaya başladıktan sonra alakamı kestiğim 4 arkadaşım arabalarıyla gelip bizi de götürebileceklerini söylediler. Hemen atladık arabaya. Ama içlerinden biri çok kilolu olduğu için arkaya sığmıyorlardı.

Şişko olan Recep öne oturdu. Ama arkaya hala sımıyorduk . Nasıl oturmamız gerektiğini konuşurlarken, ayakkabımı bağlamak için eğildim. Kafamı kaldırdığımda sorun çoktan hallolmuştu bile: Duygu arkada ortamızda oturan Serkan`ın kucağına oturmuştu. Ahmet arabayı çalıştırdı ve yola çıktık. Duygu`nun üzerinde kısacık okul eteği ve kısacık bir tişört vardı. Sütyeni olmadığı zaten farkediliyordu; hiçbirzaman giymediği için külotsuz olduğundan da emindim. Müziği sonuna kadar açmışlardı.

Duygu müziğe eşlik ederek dans ediyor, Serkan`ın kucağında hopluyordu. Serkan`ın yüzünü baktım, bir yandan büyük zevk alıyora benziyordu, bir yandan da ik**e bir bana bakıyor tepkimi anlamaya çalışıyordu. Duygu arada bir şoför koltuğundaki Ahmet`e birşey söylemek için öne çıkıyor, herkesin amını görmesini sağlıyordu. Herkes dikkatini Duygu`da toplamıştı, hatta Ahmet bile aynadan arkaya bakmaktan doğrudürüst önüne bakmıyordu. Duygu da kahkalar atarak eğlenmeye devam ediyordu. Sikim pantolonumu delmek üzereydi. Onu böyle gördükçe daha çok seviyordum.

Eteği iyice yayılmıştı. Serkan farkında olmadığımı görünce, ya da farkında olsam da kızmadığımı görünce eliini Duygu’nun eteğinin altına sokmuştu. Duygu`da arada bir Serkan`a dönerek bişeyler söylüyor sonra kıçını çalkalamaya devam ediyordu. Arkadaşlarımın arasında bunu yapabileceğini sanmıyordum. Gerçekten tam bir orospuydu kızarkadaşım. Arabadan iner inmez Serkan tuvalet aramaya gitti.

Kızarkadaşımı düşünerek otuzbir çekeceğini düşününce iyice azdım ben de. Dönüşte bu sefer Ahmet`in kucağına oturup, onun sikinin üstünde zıplayarak geldi Duygu. Odamıza çekildiğimizde Onun da azmış olduğunu anladım. “Bugün çocukları çok fena azdırdın” dedim. Hınzır bir gülümsemeyle “Herif birara şortunu açıp sikini amıma dayadı. Salak arabanın içinde sikecekti nerdeyse beni” dedi. Yüzüm kızarmıştı.

Benim hakkımda kötü düşünmesini de istemiyordum çünkü. Ama utandığımı anlayıp eğilip elini fermuarıma attı. Hala taş gibi olan sikimi ağzına alıp emmeye başladı. Gözlerini gözlerimden ayırmadan bir yandan diliyle yalayarak emiyordu. Dayanamayıp ağzına boşaldım. Her damlayı yuttu. Kalktık sarılıp uyuduk.

Ertesi gün öğleye doğru plaja indiğimizde, bütün okul ordaydı. Daha tenha olan biryer bulmak için iyice uzaklaştık. Bisüre güneşlendikten sonra içecek bişeyler almak için kalktım. Biraz ilerideki büfeye gittim. İki cola alıp yerimize dönerken gördüğüm şey karşısında sikim şortumu yırtacak gibi oldu. Dün birlikte Erdek`e birlikte gittiğimiz arkadaşlarım ordaydı. Duygu bikinisini çıkarmış, onların ortasında sırtüstü yatıyordu.

Yanlarına gidip çocukları korkutmak istemediğim için tanımadığım kalabalık bir grubun arkasında bir şemsiyenin altına oturdum ve onları izlemeye başladım. Duygu ik**e bir elini geriye atıp mayosunun kenarını düzeltip duruyordu. Onlar da Duygu’nun kıçına bakarak birşeyler konuşuyorlardı.Ben de artık yanlarına gitme zamanı geldiği için kalktım. Ben yanlarına gittiğimde biraz toparlanıp Duygu`nun yanını bana bıraktılar.

Yanına oturduğumda kızarkadaşımın mayosunu kıçının arasına soktuğunu, mayonun bir tanga gibi ince bir ip halinde amının yarığından geçtiğini gördüm. Sevgilimin güzel amcığının şişmiş dudakları ip gibi mayonun kenarından sarkıyordu. Onu böyle seyrettikçe daha çok seviyordum. Duygu denize girmek istediğini söylediğinde çocuklarla yalnız kaldık. Kimse tek kelime etmiyordu. En sonunda “Biz de denize girelim” diyebildim.

Denizde Duygu hemen yanımıza gelip kahkahalar atarak şakalar yapmaya başladı. Çocuklar benim hiçbirşeye kızmadığımı görerek iyice abartıp onu göğüslerinden tutup geri atıyorlardı. Dalıp altına girip kıçından tutup havaya atıyorlardı Onu. Bebeğimin göğüsleri zıplayıp duruyordu. Akşama kadar öyle geçti.Plajdan otele yürürken Serkan “akşam bilardo oynayalım” dedi. Hepsi buna istekli görünüyordu. Duygu “ben oynayamam..siz gidin” dedi. “biz öğretiriz sana” diye atıldı

Emir. Duygu “yok siz gidin” dedi. Odalarımıza gidip üstümüzü değiştikten sonra otelin altkatındaki bilardo salonuna gittiğimde çocuklar oynamaya çoktan başlamışlardı bile. Duygu gelmediği için hayalkırıklığıyla baktılar bana. Biraz oynadıktan sonra Recep yanıma gelip “verdi mi sana?” diye sordu. Birden ne diyeceğimi bilemedim. Yüzümden cevabı anlamışlardı, o yüzden yalan söylemek istemedim ve “hayır, daha değil. Birkaç kere ağzına verdim o kadar” dedim. Gülmemek için kendilerini zor tuttuklarını farkettim ama kimse bozuntuya vermedi. Serkan utandığımı anlayıp “o da bir şey…

O dudakların arasından sikimi boğazına kadar kaydırabilmek için göt bile verirdim” dedi. aslında sevgilimden tam bir orospudan bahseder gibi bahsetmesi beni rahatsız etmekten çok tahrik etmişti ama kızmış gibi yapmam gerektiği için “hoop olum. Benim kızarkadaşımdan bahsediyorsun” dedim. “Afedersin haklısın…” dediği anda Duygu içeri girdi. Üzerinde pürüzsüz bacaklarını tamamen sergileyen okul eteği ve göbeği açık bir tişört vardı. “İyi insan lafının üstüne gelirmiş” dedi Emir.

“Benden mi bahsediyordunuz?” dedi Duygu. Emir “Evet. Sevgilin senin çok iyi oral seks yaptığını söylüyordu” diye devam edince yerin dibine girecektim nerdeyse. Ama Duygu çok normal bir şeymiş gibi bana dönüp “azdırma çocukları” diyerek güldü. Gülüşmelerden sonra elimdeki ıstakayı Duygu’nun eline sıkıştırdılar ve oynamaya başladılar. Ben Recep’le birlikte kenardaki sandalyelere oturup seyretmeye başladım. Serkan’la Duygu aynı takımdaydı ve bütün atışları sevgilime yaptırıyordu. Karşı takımdaki Ahmet’le Emir de topu sürekli masanın ortasında, ya da uzak taraflarında bırakıyorlar,

Duygu’nun uzanamayacağı yerlerden atış yapması için ellerinden geleni yapıyorlardı. aslında Duygu’nun domalması için bu kadar kasmalarına gerek olmadığını bildiğim için her seferinde gülüyordum. Duygu ıstakayı bile doğru dürüst tutamadığı için her atışta Serkan arkasına geçiyor ve atışı yaptırıyordu. Duygu masaya kasıklarını dayayıp götünü mümkün olduğu kadar havaya kaldırıyor,

Serkan şortunu nerdeyse delmek üzere olan sikini kızarkadaşımın götüne, ellerini de vücudunun iki yanından uzatarak ellerine dayıyor, tam atış yapılacağı zaman bütün vücuduyla Duygu’nun götüne yükleniyor, elleriyle ellerini itiyordu. Biraz biraz ıstakayı tutmayı öğrenince, “hadi bakalım bu sefer sen kendin yap” diyerek eteğin altından Duygu’nun müthiş kalçalarına bir şaplak atıyor, sonra da geri çekilip ona nasıl durması gerektiğini söylüyordu. Duygu oyun ilerledikçe Serkan’ın talimatlarıyla oyunu herzaman oynayan biri gibi bir bacağını masanın üzerine atmaya, arkasından atış yapmaya başladı.

Kahkahalar atarak, alkışlar arasında Duygu’nun götüne ik**e bir pandik atarak oynuyorlardı. Serkan “evet oluyor…Şimdi kıçını biraz daha havaya kaldır…masaya uzan…tamam şimdi vur” diyerek sürekli Duygu’yu yönlendiriyordu. Duygu da bütün talimatları harfiyen yerine getirerek bütün her tarafını gösteriyordu. Bunu tamamlamak istercesine Recep gidip dondurma almış gelmişti. Emir dondurmayı alıp Duygu’ya verirken “sevgilinin çok övdüğü oralı bir görelim dedik…” deyince yine kızgın kızgın baktım ama

Duygu yine gülerek karşılık verdi. Artık terbiye sınırını iyice aşmışlardı. Ama sıra kendinde değilken Recep’in elinde duran dondurmayı, Duygu gidip gelip ağzına alıyor muhteşem bir gösteri yapıyordu. Dondurmanın ucunun etrafında dilini dolandırıyor, sonra boğazına kadar sokuyor, gülümseyerek sımsıkı dudaklarının arasından tekrar dışarı çekip tekrar yalıyordu. Biraz sonra Recep “ellerin yapış yapış olur, oynayamazsın” diyerek dondurmayı ona vermemeye, kendi elleriyle ağzına sokup çıkarmaya başladı.

Duygu gidip domalıyor, atışını yapıyor, gelip bir eliyle Recep’in elini yönlendirerek resmen dondurmaya oral yapıyordu. Recep işi abartıp elini kaçırıyor, Duygu yarağa susamış azgın bir orospu gibi tamamen açtığı ağzıyla saldırıyor, Recep elini indirebildiği kadar aşağı indirip dondurmayı pantolonunun önüne dayıyor, sevgilim de eğilip sikinin yerindeki dondurmayı ağzına alıyordu. Bütün bunlar şakalaşmalar, kahkahalar arasında olduğu için Recep de cesaret bularak dondurmayı birden Duygu’nun ağzına bastırıyor, sevgilimin ağzı, yüzü, döl içinde kalmış gibi bembeyaz dondurma oluyordu.

Duygu da dilini çıkarıp her tarafını yalıyordu. Yarım saat içinde masının çevresine o kadar çok seyirci doluşmuştu ki Duygu hayatının teşhir sahnesini gerçekleştiriyordu. Hatta güzel atışlardan sonra sadece bizimkiler değil, ne taraftan geçerse o taraftaki seyirciler Duygu’nun eteğini kaldırıp güzel götüne şaplaklar atıyor, sertçe kıçının tam ortasına vurdukları elleriyle amını ve götünü mıncıklıyorlardı.

Duygu her masaya domaldığında, her bacağını masanın üstüne kaldırıp atış yaptığında eteği tamamen açılıyor, amı ve daracık götü tamamen ortaya çıkıyor, ik**e bir arkadan atış yapması gerekiyor, iyice geriye kaykılıyor, zaten kısacık olan tişörtün altından dimdik göğüsuçları dışarı taşıyor, Recep’in dondurmasıyla oyun arasında gidip geliyordu. Biraz sonra tuvalete gidip geri geldiğimde seyirciler işi azıtmış

“o duruşa vuruş kaç kuruş yavrum”, “gel biraz da bize domal”, “gel benimkini yala”, “bence dondurmayı götüne sokarsan daha kolay tahrik edersin bizi” diye laf atmaya başlamışlardı. Bütün bunlardan hoşlanmama, Duygu da fazlasıyla eğleniyor görünmesine rağmen “hadi gedilm artık” dedim. Çıkarken yanından geçtiğimiz herkes okul eteğinin altına elini sokup Duygu’ya pandik atmayı ihmal etmedi. Hepbirlikte ordan çıkıp odalarımıza gittik.

Bütün hafta boyunca 6 kişi birarada takıldık. Hatta bazı geceler birbirimizin odalarında oyunlar oynadık. Sondan bir gece önce Monopoly oynayıp, birsürü bira tükettik. Oyun oynarken Duygu sıcaktan bunaldığı için tişörtünü çıkarmış çıplak oturuyordu. Altında yanında sadece onu getirdiği için okul eteği vardı. Oyundan sonra hepimiz halının üzerine yayılmıştık. Sohbet ederken Duygu`nun uyumuş olduğunu gördük.

Kıçını dışarı doğru çıkartıp yan yatmıştı. Başının altına bir yastık yerleştirdik ve sohbete devam ettik. Ama hepsi bir Duygu`nun götüne ve halının üzerine yayılmış göğüslerine, bir bana (bakıyor muyum diye) bakıyordu. Sırayla herkes uyuya kaldı. Ama hepsinin olmasa da bazılarının uyuyor numarası yaptığını farketmiştim. Serkan`la Emir arada bir gözlerini aralayıp herkes uyudu mu diye bakıyorlardı.

Ben de neler olacak görmek için uyuyor numarası yapmaya karar verdim. Ama tamamen karanlık olmadığı sürece uyayamazmış gibi yapıp şapkamı gözlerimin üstüne eğdim. Böylece uyanık olduğumu anlayamayacaklardı. Birazdan tıslamaya, derin derin nefes almaya başlayınca Serkan doğrulup üzerime eğildi. “Tamam uyumuş” deyince Emir de doğruldu. Serkan Duygu`yu yavaşça itip yüzüstü yatırdı. Dönüp bana bir baktıktan sonra eteğini beline kadar sıyırdı. “Hassiktir, orospunun mayo giyeceği tutmuş” dedi.

İki eliyle Duygu`nun mayosunu çıkarmaya başladı. Yavaşça aşağı doğru çekerken bir yandan da bana bakıyordu. Emir`in “yavaş ol uyanıcak” dediğini duydum. “bu orospu uyuyor numarası yapmıyorsa ne oliyim..” dedi diğeri. Emir gülümseyerek karşılık verdi. Serkan mayoyu çıkarıp kenara koyduktan sonra Duygu`nun kalçalarını okşamaya başladı. “Olum ben bu götü sabah akşam sikerim, hem de öyle bi sikerim kiiii off yani…” dedi Serkan. Emir “bu herif hala sikememiş” deyip güldü. Serkan eğilip

Duygu`nun amını yalamaya başladı. Sonra yavaşça yukarı çıkıp götdeliğine dilini sokup çıkarmaya başladı. Bu arada Emir`de bacaklarını öpüp yalıyordu. Serkan tekrar amını yalarken hafif hafif işaret parmağını Duygu`nun götüne sokup çıkarmaya başladı. “Çekil biraz” diyordu Emir ama öteki izin vermiyordu. Ben de boşalmamak için kendimi zor tutuyordum. Serkan şortunu indirdiğinde kazık gibi olmuş siki ortaya çıktı. Siki benimkinden en az 5 santim büyüktü ve çok daha kalındı.

“Napıyosun olum manyak mısın ikimizi de öldürteceksin” dedi Emir. Serkan dönüp bana baktı, uyuduğuma karar verince konuşmadan işine devam etti. Duygu`nun üzerinde mekik çekecekmiş gibi durup, sikini Duygu`nun kalçalarına sürtmeye başladı. Bundan cesaret almış olacak ki Emir de şortunu çıkarıp diğer tarafa geçti. Serkan Duygu`nun amını sikiyle bir aşağı bir yukarı badanalarken, Emir yarağını sevgilimin yüzüne sürüyordu. İkisi de ik**e bir dönüp bana bakıyor sonra devam ediyorlardı. Sonra Serkan iyice hızlandı.

Artık korkusuzca koca sikini Duygu`nun mükemmel amcığına ve götüne sürtüp duruyordu. Emir de ” aç ağzını bebeğim aç ağzını” diyordu. Duygu inlemeye başladı. Bir an uyandığını sanıp durdular ama Duygu “ah..devam et sevgilim..ah” diye tekrar inleyince uykusunda onları ben sandığına karar verip iyice azdılar. “Evet sevgilim al şunu ağzına” diye gülerek sikini Duygu`nun dudaklarına sürüyordu. Duygu inlemeyi abarttığı için ağzı açılmıştı ve Emir sikinin başını kızarkadaşımın ağzına sokmuştu.

Biraz daha sokarsa uyanır diye sadece başını sokup çıkarıyordu. Sonra birden Duygu`nun gözünü açıp bana baktığını gördüm. Tekrar gözünü kapadığında uyuyor numarası yaptığını anladım. Bu beni daha da azdırdı, artık benim de elim sikimdeydi. Serkan`la Duygu inliyor, Emir “hadi sıra bende” diyordu. Sonra Serkan yavaşça Duygu’yu Yüzüstü çevirdi. Duygu’nun gözlerinin hala kapalı olduğunu görüp sikini amına sürtmeye başladı.

Emir de uyanır mı uyanmaz mı önemsemeden Duygu’nun göbeğine oturdu ve sikini bu sefer bebeğimin göğüslerine sürmeye başladı. Serkan koca sikini Duygu’nun amının dudakları üstünde kaydırırken, Emir de yarağını sevgilimin iki eliyle tuttuğu göğüslerinin arasına sokmuş gidip geliyordu. Duygu artık öyle bir inlemeye başlamıştı ki, çocuklar daha da çok tahrik olup hızlanmışlardı. Artık üçü de inlemeye başlamıştı. İkisinin de siklerinden şılap şılap sesler geliyordu. Serkan iki parmağını sikinin altından Duygu’nun amına sokup “Numara yapıyorsun orospu…Sırılsıklam olmuşsun…” diyerek

Emir’i Duygu’nun üzerinden itti ve tekrar ters çevirdi sevgilimi. Tekrar kalçalarının arasında gidip gelmeye başladı. Duygu da tekrar inlemeye başladığında nerdeyse ben de inlemeye başlayacaktım ki Serkan hırlayarak Duygu`nun güzelim götüne fışkırmaya başladı. Duygu’nun götünün yarığından akan döller amından akan sulara karışmış muhteşem bir manzara oluşturmuştu. Serkan sikinin ucunda kalan dölleri de götüne ve bacaklarına silmeye başladığında Emir’in de Duygu’nun ağzına boşalmasını bekliyordum.

Serkan Kalkıp kızarkadaşımın götünden döllerini mayoyla temizlerken Emir hala sikinin sadece başını Duygu’nun dudakları arasından sokup çıkarıyordu. Emir tam sıra ona geldiği için yer değiştiriyordu ki Serkan mayoyu Duygu`ya giydirmeye başladı. Emir napıyosun falan diyemeden mayoyu giydirdi, o sırada Duygu da uyandı ve doğruldu. Hiçbirşeyden haberi yokmuş ve hala çok uykusu varmış gibi yaparak beni de uyandırdı. Odamıza gidip gerçekten uyuduk.

Ertesi gün plaja gittiğimizde Duygu herzamanki gibi üstsüz güneşlenmeye başladı. Diğerleri de gelince denize girdik. Yine şakalaşmalar ellemeler aynı şekilde sürüyordu. Biraz sonra onları yalnız bırakıp dışardan izlemek için denizden çıktım. Yerime gittim ve oturdum. Birden denizin içinde Duygu`nun elinde birşeyi havaya kaldırıp salladığını farkettim. Emir de kahkalar atarak elindeki şeyi almaya çalışıyor Duygu`yu sıkıştırıyordu.

O anda onun Emir`in mayosu olduğunu anladım. Emir iyice yaklaşınca Duygu elindeki mayoyu uzağa fırlattı. EMir de onu yakalayıp dibe çekmeye falan başladı. Biraz sonra suyun yüzeyine çıktığında bu sefer Emir elinde birşey sallıyordu. Hepsi birarada Duygu`yu çembere almaya başladılar. Emir`in elinde salladığı şeyin Duygu`nun mayosu olduğunu o zaman anladım. Birbirlerine atıp Duygu`yu oynatıyorlardı. Duygu da kahkahelarla ik**e bir birilerinin üstüne atlıyordu. Mayosunu geri alamayacağını anlayınca Duygu suya daldı.

Çıktığında bu sefer elinde başka bir mayo vardı. Serkan`ın mayosu olduğunu anladım:; çünkü bu sefer diğer ikisi de kendileri çıkarıp attılar mayolarını. Arkadaşlarım çırılçıplak Sevgilimi aralarına almış ona sarılıyorlar, şaka yapmak bahanesiyle her tarafına elliyorlardı. Sikim patlamak üzereydi. Hepsi mayolarını sudan toplayıp kahkalar atarak kumlara doğru yürümeye başladıklarını görünce hemen sırtüstü yatıp kolumu kafamın üzerine koydum. Duygu gelip yanıma yattığında hala çırılçıplak olduğunu gördüm.

Diğerleri de mayolarını giymemişlerdi. Siklerini sallandırarak gelip yanımıza oturdular. Ama ben orda olduğum için artık daha sakınımlı konuşuyorlardı. Duygu bacaklarını iki yana açıp amını tamamen ortada bırakmıştı. Hepsi gözlerini aynı yere dikmişti. Hepsinin sikleri kazık gibi olmuştu. Hepbirlikte şakalaşıp gülüşüyorlardı. Ben de başımın üzerine koyduğum kolumun arasından onları seyrediyordum. Konular gittikçe sekse geliyordu. Birden Emir “hadi herkes fantazilerini anlatsın” dedi. Kimse itiraz etmedi ama hiçbiri de ilk anlatan olmak istemiyordu. Sonunda Duygu’yu ikna ettiler ve o da anlatmaya başladı:

-Benim aslında tek önemli fantazim var. Mastırbasyon yaparken hep bunu düşünürüm. Üç zenciyle aynı anda birlikte olmak dedi.

-Beyazların suyu mu çıktı? Dedi Serkan. Duygu hınzırca gülerek

-Neden olduğunu anla işte… dedi.

-Büyük yarakları olduğu için mi? Diye sordu Serkan.

-Evet. Üç zenci her tarafımı doldururken hayal ediyorum hep kendimi…dedi Duygu.

Hepsinin gözleri parlamıştı. Sonra Serkan fantazisini anlatmaya başladı:

-Biz otuzbir çekerken hep seni düşünüyoruz Duygu, dedi.

-Beni mi düşünüyorsunuz? Dedi Duygu herkesi çıldırttığının farkında değilmiş gibi gülerek.

-Tam 5 senedir hayalimde senin götünü sikerken fışkırıyorum. Ağzına, göğüslerine, göbeğine, güzelim amcığına, hertarafına fışkırıyorum.

Serkan bunları ilanı aşk eder gibi söyledi. Duygu’nun kızmaktan çok mest olduğunu gören Serkan eliyle kazık gibi olmuş sikini sallayarak

-Büyük yaraklar da sadece zencilerde olmaz…deyip güldü.

-Görüyorum, dedi Duygu ve güneşyağını uzatıp Serkan`a verdi.

Serkan dizleri üstüne oturup yağı Duygu`nun üzerine döküp sürmeye başladı. iki eliyle Duygu`nun göğüslerini güneşyağıyla yoğuruyordu. Duygu gözlerini kapamış, Serkan`ın itip çekmesiyle yattığı yerde ileri geri gidiyordu. Ellerini omuzlarına kadar yetiştiremediği için Duygu`nun bileklerinden tutarak bacaklarını açıp amının dibine kadar girdi. Elleri göğüslerinden omzuna gidip geldikçe, kazık gibi olmuş siki sevgilimin göbeğiyle amı arasında kayıp duruyordu.

Serkan ellerini orospu kızarkadaşımın heryerinde dolaştırıyor, muhtemelen beni kollamak için arada bir etrafına bakınıyordu. Serkan ellerini aşağıya doğru kaydırıp bacaklarının hertarafına sürdükten sonra bir an durup bana baktıktan sonra şişeyi kapatıp kenara koydu. Ben hemen yüzüstü yatıp kolumu kafamın üzerine koydum. Ben ters dönünce Serkan yağı tekrar açıp Duygu`nun kasıklarına sürmeye başladı. Elleriyle daireler çizip gittikçe kızarkadaşımın amına yaklaşıyordu.

Bu arada Duygu`da ters döndü, bacaklarını iki yana doğru açarak yatmaya başladı. Bu sefer Emir şişeyi alıp Duygu`nun sırtına döktü. Omuzlarından başlayıp ellerini bütün sırtında dolaştırıyordu. Ben de kolumun arasından onları seyrediyordum. Duygu “devam et, çok güzel masaj yapıyorsun” diyordu. Emir Duygu`nun bu sözünden cesaret alıp baçaklarının arasına oturup sırtını yağlamaya başladı. Şimdiden damarları şişmiş, nerdeyse karnına paralel olmuş siki de o eğilip ileriye uzandıkça

Duygu`nun hepimizin 5 senedir hasta olduğu kalçalarının arasında ileri geri gidip geliyordu. Emir`in iyice azıp parmaklarıyla amını da yağladığını görünce artık dayanamayacağım sandım. Resmen ben orda olduğum ve Duygu uyanık olduğu halde sevgilimin amına sokup çıkarıyordu parmaklarını. Bunu daha önce ben Silivri`de Duygu`ya yaptığım için ne kadar zevk aldığını tahmin ediyordum. Duygu azar azar kısık bir sesle inlemeye başladı. Herif ellerini amında dolaştırdıkça kıçını havaya kaldırmaya başladı.

Emir baş parmaığını amına, işaret parmağını da havadaki götdeliğine sokunca Duygu’dan bir “ah çıktı” ve kıçını daha da kaldırdı. Hepsi aralarında fısıldaşıyorlardı. Önceki geceden aldıkları cesaretle sırayla yağlamaya başladılar Duygu`yu. Duygu başını ve göğüslerini kuma dayamış arkasına girip çıkan parmakları seyrediyordu. Dizlerinin üstünde kıçını havaya kaldırmış kudurmuş gibi sesler çıkarıyordu. Emir iki parmağını götüne, üç parmaığını da amına sokunca kıçını sallayarak kıvranmaya başladı.

Kafasının tam dibindeki Serkan sikini eline almış resmen otuzbir çekiyordu. Gittikçe Duygu’ya biraz daha yaklaşıyordu. Duygu da arada bir gözlerini arkasından ayırıp Serkan’a ve elindeki sikine bakmayı ihmal etmiyordu. Bir insan bu kadar da yağlanmaz ki, ama Duygu yeter demeden duracak gibi değildiler. Duygu tekrar önünü döndü ve bacaklarını açtı. Artık gözlerini de açmış, güneşten kısmak zorunda olduğu güzel gözleriyle, göğüslerini yağla yoğuran elleri ve amcığının yarığını dün geceki gibi badanalayan yarakları seyrediyordu. Emir sevgilimin bacaklarını tutup havada birleştirdi ve Duygu’yu ikiye katladı.

Artık takla atıyormuş gibi dizleri göğsünde olduğu için amının yarığı tamamen ortadaydı. Parmaklar amına ve götüne girip duruyordu. Göğüsleri dimdik olmuştu. Kesik kesik nefes alıyordu. Biraz daha sürdürürse plajda kendini siktirmek zorunda kalacağını anladı herhalde, yeter dedi sonunda. Biraz orda yattıktan sonra Emir güneşyağını Duygu`ya uzatıp “sen de bana biraz sürer misin?” dedi. Duygu hınzırca gülerek yağı aldı ve yüzüstü yatan Emir’in sırtında ellerini dolaştırmaya başladı. Emir gözlerini kapatmış hayatının rüyasını görüyordu. Sırtı, kıçı ve bacakları yağlandıktan sonra önünü döndü.

Kızarkadaşım yağı bu sefer göğsüne sürmeye başladı. Elleri gittikçe daha aşağı kayıyordu. Sonra Duygu ayağa kalktı, ve Emir’in göğsüne oturdu. Ve olduğu yerden uzanarak yağlı ellerini yavaş yavaş aşağı kaydırmaya başladı. Emir’in siki iyice küçülmüş, taşakları tamamen gevşemişti. Duygu ellerini aşağı doğru kaydırdıkça götünü geriye doğru uzatıyor, amını Emir’in yüzüne yaklaştırıyordu. Emir’in sönmüş sikini eline alıp aşağıdan yukarıya sıvazlamaya başladı. Resmen herife otuzbir çekiyordu.

Emir’in siki orospunun ellerinde gitikçe canlanıyordu. Duygu götünü herifin ağzına doğru uzattıkça uzatıyor, avcuna ik**e bir yağ dökerek elindeki yarakla resmen oynuyordu. Emir’in siki artık tamamen kalkmıştı. Ben artık ağzına alır, birazdan da burda kendini siktirir diye bekliyordum ki Duygu onun kucağından kalkıp yanındaki Ahmet’in göğsüne aynı şekilde oturup bu sefer onun sikini yağlamaya başladı. Ahmet’in siki hemen orospu kızarkadaşımın elinde kazık gibi oldu. Koca sik Duygu’nun eline sığmıyordu.

Duygu iki eliyle birden otuzbir çekmeye devam ederken Ahmet nlemeye “Duygu..Ah..Duygu.. Senin gibi bir orospu görmedim..” demeye başladı. Bunun üzerine Duygu’nun elleri iyice hızlandı. Sikimin üstüne yatmıştım ve kolumun altından herşeyi görüyordum. Kumlara bastırdığım sikim patlamak üzereydi.Tam o anda Ahmet’in koca sikinden döller fışkırmaya başladı. Herif durmak bilmiyordu, Duygu’nun saçlarına kadar attırdı.

Ellerinin içi tamamen döl olmuştu. Serkan o anda Duygu’ya doğru atılıp ayağa kalktı ve ahmetin kucağında oturmakta olan Duygu’nun yüzüne yaklaştırdığı sikini sıvazlamaya başladı. Duygu da önündeki koca sike bakıyordu. Duygu Ahmet in kucağından inip tekrar yere yattı. Serkan kalkıp ayakta Duygu’nun tepesine dikildi. Otuzbir çekmeye devam ediyordu. Sonra Duygu’nun göbeğine oturdu.

Güneşyağını alıp tamamını sikinin üzerine boşalttı. Yağladığı göbeğine dayanmış sikini Duygu’nun göğüslerinin arasına yerleştirip gidip gelmeye başladı. Duygu tekrar inlemeye başlamıştı. Serkan’ın kazığı göğüslerinin arasında kayarken kıvranıyor, hayvanlar gibi inliyorlardı. Sonra Serkan eğilip Duygu’nun dudaklarına yapıştı. Bu noktaya kadar hiç kıskanma duymamış, zevk almıştım. Ama kızarkadaşım Serkan’la öpüşmeye başlayınca gerçekten kıskandım.

Öpüşmeyi kesip göğüslerini sikmeye devam etti Serkan. Bu sırada Emir de gelip Duygu’nun tam yanında otuzbir çekmeye başladı. Serkan bağırararak fışkırmaya başladı ve göğüslerinin arasından dudaklarına ve çenesine kadar döl içinde kaldı sevgilim. “Benimkini de al orospu” diyerek yaklaştı Emir. Serkan kalkıp, Emir yaklaşınca, Duygu uzanıp Emir’in damarları şişmiş sikinin başını ağzıyla kapıverdi.

Artık iş çığırından çıkmış, Duygu da tamamen azmıştı. Emir Duygu’nun ağzında gidip gelmeye başladı. “5 senedir bugünü bekliyordum. Ah bitirdin beni orospu!” diye bağırınca Duygu daha da azdı. kız kendisine her orospu denildiğinde daha da azıyordu. Duygu yalıyor emiyor adeta sömürüyordu herifi. Sonunda Emir ağzının içindeyken patlayıverdi. Döllerin fışkırdığını bile görmedik. Bütün hepsini ağzının içinde boşaltmıştı. Ağzının kenarlarından döller sızıyordu. Sonunda ayağa kalkıp mayosunun altını ve tişörtünü giydi ve “hadi odamıza gidelim” dedi. Kalkıp otele doğru yürümeye başladık.

Otele girdiğimizde gidip içecek birşeyler almamı, geri geldiğimde bana bir sürprizi olduğunu söyledi. Plajda iyice azmıştı orospu, ve bu gece bana verecekti, anlamıştım. Ben de dışarı çıkıp birsürü şey aldım. Yarım saat sonra eve gelip kapıyı açtığımda hediyem salonun ortasında duruyordu. Duygu lise üniformasıyla masaya domalmış, Serkan dizleri üstünde kafasını eteğin altına sokmuş,

Emir ve Ahmet de masanın üzerinde sevgilmin ağzına veriyorlardı. Beni görünce yarakları bırakıp “nasıl? Hediyeni beğendin mi?” dedi. Gülümseyerek koltuğa oturdum ve onları seyretmeye başladım. Serkan eteği yukarı iyice itip Duygu`nun amını ve götünü yalıyordu. kızarkadaşım da bir Emir`in sikini bir Ahmet`in sikini boğazına kadar sokup çıkarıyordu. Birsüre aynı şekilde kaldıktan sonra Serkan “ben artık dayanamıcam. Bu götü sikmek için 5 senedir bekliyorum” dedi. Duygu`yu tutup yanıma getirdi.

Duygu tam eteğini çıkaracaktı ki Ahmet “hayır çıkarma. Okul elbiselerinle sikicez seni” dedi. Serkan müthiş sikini sevgilimin götüne dayadı. Duygu yüzünde neşeli bir ifadeyle bir bana bakıyor bir arkasındaki Serkan`a bakıyordu. Serkan sertçe götüne girdiğinde “ah” diye bağırdı. Serkan yavaş yavaş girip çıkmaya başladı. Duygu “daha sert! köküne kadar istiyorum!” diye inleyince Serkan öyle bir sokup çıkarmaya

başladı ki nerdeyse taşakları da girecekti. Ben bir yandan Serkan`ın hızıyla otuzbir çekerken Emir`le Ahmet de Duygu`nun tekrar ağzına vermeye başladılar. Ahmet Duygu`yu saçlarından tutuyordu, Emir de bir yandan elleriyle göğüslerini okşuyordu. Önce ikisi hayvanlar gibi hırıldayarak ve inleyerek kızarkadaşımın yüzüne boşaldılar. Duygu tek damlasını bile ziyan etmemek istercesine döllerin hepsini yalayıp yuttu. Yaraklarını Duygu`nun yüzüne sürerken Serkan`da götünün içine boşalmaya başladı.

Aynı anda Duygu da “sikin beni. Hepinizi aynı anda istiyorum” diyerek sarsılmaya başladı. Serkan yere uzandı. Daha kendim sikmeden başkalarına siktirdiğim sevgilim de onun koca sikini ağzına alıp emmeye başladı. Serkan kısa sürede tekrar sertleşince kalkıp üzerine oturdu. Koca sik güzelim amında kayboldu. Emir hemen gelip Duygu`nun arkasına geçti. “kaldır kıçını orospu! İstediğini vericez sana!

Evire çevire sikicez seni sevgilinin önünde, merak etme!” diye bağırdı. Duygu öne eğilip götünü azgın bir kedi gibi kaldırdı. Emir, biraz önce Serkan`ın genişlettiği götüne sikini sokup çıkarmaya başladı. Ahmet de sevglimin önüne geçip tekrar ağzına vermeye başladı. Hepsi aynı anda ileri geri hareket etmeye başladılar. Ağzı dolu olduğu için güzel sevgilim sadece sesli harfleri kullanarak inliyor, hırlıyordu.

Emir`le Serkan Duygu`yu ileri itiyor, Ahmet sikini sevglimin ağzından çıkartıyor, sonra tekrar köküne kadar sokuyor, bu sefer Emir`le Serkan çıkartıyorlardı. Duygu artık inlemiyor sürekli “sikin beni” , “daha sert daha sert” diye bağırarak sarsılıyor, diğerleri de hırıltılar arasında “orospu!” diye bağırıyorlardı. İnlemeler, bağırmalar, küfürler arasında tek duyulan ses heriflerin taşaklarının Duygu`nun,amına ve götüne çarpıp durmasından çıkan şap şup sesleriydi. Birara Serkan bana dönüp “sen de bişeyler söyle” deyip güldü. Bense bişey diyemeden 31 çekmeye devam ettim.

Aynı anda Emir de içinden çıkıp “Ne göt varmış sende orospu!” diye bağırarak götüne fışkırdı. Duygu`nun götünden süzülen dölleri Serkan`ın sikine ulaştığı anda Serkan da Duygu`nun okul eteğine fışkırmaya başladı. Ahmet de kızarkadaşımın ağzını sikmeyi bırakıp birkez daha yüzüne döllerini boşalttı. Hepsi ayağa kalktılar. Duygu`yu öyle yüzü ve okul elbisesi tamamen dölle kaplanmış görmekten daha büyük zevk olamazdı benim için. Koltuklara yığılıp birsüre yattıktan sonra sevgilim tekrar hepsinin siklerini yiyerek sertleştirdi.

Sabaha kadar yer değiştirerek, birsürü değişik pozisyonda Duygu`yu evire çevire siktiler. Herkes yorgun birşekilde halıya yığıldığında bile Duygu hala kimisi küçülmüş, kimisi döl içindeki yaraklarla oynuyordu. Kalkıp giyinirlerken Emir Duygu’nun saçlarını okşayıp “esk**en teşhirciydin, artık tam bir orospu oldun” dedi. Duygu da gülümseyerek “daha yeni başlıyoruz… Okuldaki herkesin döllerini yutmadan mezun olmıcam” dedi. Hepbirlikte güldük.

Sabaha karşı giderken “bu orospu her azdığında bizi çağırabilirsin. Hayatımızın kalçaları onlar” dedi Serkan. Sevgilime sarılıp uyuduğum o gece hayatımın en güzel uykusunu çektim ben de. Sonra lisesonda Duygu`yu okulda sikmeyen erkek kalmadı. Bazı derslerimizden geçebilmemiz için bazı hocalara bile siktirdim onu. 2 sene sonra evlendik

Duygu`yla. Ama ona buna siktirmekten kendim sikememiştim daha orospuyu. Evlendiğimiz gece yine “sana bir sürprizim var” dediğinde bizim çocukları gördüm odanın içinde. Duygu`dan yine okul elbisesini giymesini istediler ve yine zifaf gecemizde benim yerime onlar sabaha kadar siktiler güzel karımı. O geceden sonra tabi artık ben de aktif rol almaya başladım. Biraz da ben faydalanıyım diye… Alıntıdır….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir