İkizlik

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İkizlik
İkiz kardeşinizin olması ne demek, ikiz kardeşi olmayan gerçekten anlayamaz. Biz Mustafa’yla birlikte doğduk. İlk adımlarımızı birlikte attık. İlk cümlelerimizi birlikte kurduk. Anasınıfına, ilkokula, orta okula birlikte gittik. Birbirimizden hiç ama hiç ayrılmadık. Annem ve babam çok hakkaniyetli insanlardı. Ama bi tık fazla hakkaniyetlilerdi… Şöyle anlatayım. Birimiz bir yaramazlık yaptığımızda, babam bizi dizine yatırır, besmele çeker, bir benim popoma vururdu, bir Mustafa’nın. Hani hak geçmesin hesabı…

Şimdi geriye dönüp baktığımda işin bu noktası biraz psikopatça geliyor kulağa. Ama bir yandan da Mustafa’yla birbirimizi koruyup kollamamızı, birbirimize sahip çıkmamızı sağladı bu durum. Mustafa bi haltlar karıştırdığında, ben onun açıklarını örtmeyi öğrendim. Çünkü ben de yiyecektim dayağı. Aynı şekilde o da benim açıklarımı örtmeyi öğrendi.

8. sınıfa başladığımızda, hayatımız değişmeye başlayacaktı. Her şeyden önce, ergenliğe giriyorduk. Vücutlarımız farklı farklı yönlere evrilmeye başladı. Babam yıllar yılı edindiği birikimiyle 4+1 bir ev aldı ve oraya taşındık. Doğduğumuzdan beri yaşadığımız 3+1 evden tek farkı, artık Mustafa’yla farklı odalarda kalacak olmamızdı. Artık büyümüştük, “aynı odada kalmanız artık günah” demişti babam…

Bir de, Mustafa her zaman benden daha başarılı bir öğrenciydi. Nitekim o yılın sonunda Mustafa Fen Lisesi’ni kazandı, ben ise Anadolu Lisesi’ni… Odalarımızın ayrıldığı yetmezmiş gibi, okullarımız da ayrılmıştı. Bugüne kadar aynı odada uyuduğum, aynı servise bindiğim, okulda aynı sırada oturduğum ikizimden bir anda ayrılmıştım. Kendimi yapayalnız, eksik hissediyordum. Nasıl anlatsam size, evden çıkarken vücudunuzun bir yarısının bir tarafa, diğer yarısının diğer tarafa gittiğini düşünün… Mustafa benim diğer yarımdı… Onsuz kendimi yarım hissediyordum.

Hayatımın en berbat yıllarını yaşadım o dönem. Ergenliğe giriyorduk ve Mustafa benden gün geçtikçe uzaklaşıyordu. Mustafa çok sosyal bir çocuktu, bir ortama girdiğimizde hemen kendini sevdirir, o gruba liderlik etmeye başlardı. Ben de onun yanında sosyallik konusunda hiç zorluk çekmeden bu yaşıma kadar gelmiştim. Ama şimdi, Mustafa yoktu… Ve ben bugüne kadar hiç arkadaş edinmek zorunda kalmadığım için, ne yapmam gerektiğini bilmiyordum.

Lise 1. sınıf bittiğinde, Mustafa yine kendi okulunun en popüler çocuklarından biriydi. Ben ise suratımdaki sivilceler, 6 derece miyop gözlüklerim, örgülü saçımla sınıfın sevilmeyen, sürekli dalga geçilen kızıydım. Hiç arkadaşım yoktu, okuldan çıkar çıkmaz adeta koşarcasına eve gidiyordum. Mustafa gelsin onunla hasret gidereyim diye. Ama bazı günler akşam yemeğine kadar arkadaşlarıyla dışarıda takılıyordu. Bazı günler dedim ama, aslında neredeyse her gün… İnternet cafeye gidip saatlerce oyun oynuyorlardı. Sonra akşam eve gelip yemek yiyor, odasına çekilip ders çalışıyordu… Mustafa beni görmüyordu…

Lise 3’e geldiğimizde, durumumu artık kabullenmiştim. Yapayalnız bir hayat sürecektim ve Mustafa’nın umrunda bile değildim. O beni çoktan unutmuştu, ama ben hala yarım hissediyordum kendimi. O senenin sonunda üniversite sınavına girdiğimizde, çok enteresan bir şey oldu… Hayatımda ilk kez Mustafa’dan daha başarılı bir sonuç elde ettim. Bu benim için o kadar önemli bir durumdu ki, size nasıl anlatsam… Mustafa her zaman benim rol modelimdi, ben hep onun gölgesinde hissetmiştim kendimi. Ancak ilk kez o sınav sonuçlarının açıklandığı gün, ona ihtiyacım olmadığını hissettim.

Aslında şimdi durup düşününce, galiba lise dönemindeki asosyallik beni ders çalışmaya motive etti. Mustafa’nın aşırı sosyal olması da onun derslerini kötü etkiledi. Ha, kötü etkiledi dediysem de yanlış anlaşılma olmasın, Ankara’nın doğusunda istediği tıp fakültesine ilk sıradan yerleşebilecek puanı vardı. Ancak Mustafa’nın tek hayali vardı: Boğaziçi Bİlgisayar…

Mustafa bir sene daha hazırlanmaya karar verdi. Ben ise önümüzdeki sene Mustafa’nın geleceğinden adım gibi emin olduğum için Boğaziçi Endüstri’yi yazdım. Tek tercih… Ve yerleştim… Üniversitedeki ilk senemde, ilk kez özgüvenli bir kız olduğumu hissettim. Serpilmiştim, güzelleşmiştim. Kendime bakmayı öğrenmiştim, ilk kez bir erkek arkadaşım olmuştu, ilk kez sevişmiştim… Mustafa’yla sürekli telefonda konuşuyorduk ve onu ders çalışmaya motive etmek için üniversite hayatımın ne kadar güzel olduğunu anlatıyordum. Zaten sonraki sene, o da Boğaziçi Bilgisayar’ı kazandı ve İstanbul’a geldi.

Babam benim tek başıma yurtta yaşamamdan pek hoşnut değildi. Zaten buraya kadar anlamışsınızdır, biraz dinibütün, hatta bazı konularda bağnaz bir insandır. Mustafa da üniversiteyi kazanınca, hep birlikte İstanbul’a gelip bize bir ev tuttular. Dayayıp döşediler. Artık Mustafa’yla birlikte evde kalacaktık.

Mustafa’yla çok kısa bir sürede eskisinden bile daha yakın olmuştuk. Birlikte çok eğleniyorduk. Mustafa benim değişimime çok çabuk ayak uydurmuştu. Erkek arkadaşlarım olduğunu, içki içtiğimi, hatta erkeklerle birlikte olduğumu bile öğrenmiş, ama hiç yadırgamamıştı. Aksine benimle eskisinden daha yakındı artık. Yeniden en yakın arkadaşımı, diğer parçamı, biricik kardeşimi kazanmıştım ve üstelik bu kez kendimi onun gölgesinde değil yanında, yakınında hissediyordum.

Birlikte kaldığımız ilk yılın sonlarına doğruydu. O dönem görüştüğüm bir çocuk vardı ve ayrılmıştık. Öyle çok ciddi bir ilişki değildi aslında, ama o yaşlarınızı hatırlayın… Sanki dünya başıma yıkılmış gibi hissediyordum. Dersi astım ve marketten birkaç şişe bira, çerez falan alıp eve geçtim. Duygusal filmler açıp bira içip ağlamaya çalışıyorum. Evet evet, bildiğiniz ağlamaya çalışıyorum, kendimi triplere sokuyorum falan. Kapının açıldığını duydum. Bilgisayarın sesini kısıp “Mustafa?” diye seslendim. Cevap gelmedi. “Mustafa sen mi geldin?” diye bir kez daha sordum. Ama yine cevap gelmedi.

Bir şeylerin alelacele yere bırakıldığını duydum. Çok sert ayak sesleri… Tedirgin olmuştum. Tam tekrar seslenecektim ki, iki kişinin ateşli bir şekilde öpüştüğünü duydum. Şok olmuştum… Benim derste olduğumu düşünen Mustafa, eve kız atmıştı… Ne yapacağımı bilemiyordum. Odamın kapısı hafif aralıktı, Mustafa’nın odası da benim odamın hemen yanındaydı. Duvarların ne kadar ince olduğundan bahsetmeme gerek yok sanırım, eski İstanbul evleri işte… Odamın kapısının önünden geçerken bir saniyeliğine gördüm onları. Mustafa, sarı saçlı, minyon bir kızı kucağına almış, dudaklarına yapışmış… Doğruca odaya girdiler ve beni görmediler. Yataktan şiddetli bi gıcırtı geldi, sanırım kızı yatağa atmıştı.

Soyunduklarını duyabiliyordum. Mustafa’nın pantolonunun fermuarının sesi, ardından pantolonu yere fırlattığını duydum. Ne yapacağımı bilemez halde yattığım yerden onları dinliyordum. Kapılarını kapattıklarını duysam koşarak çıkacaktım evden, ama kapıyı kapatmamışlardı ve çıkarsam beni mutlaka görürlerdi. Kafayı yiyecektim.

Birden kızın inleme sesleriyle irkildim. Başlamışlardı… İlk başlarda öpüştüklerini zannetmiştim, ama sonra kızın çok net inlediğini duyunca, aslında Mustafa’nın bir yerleri yaladığını anladım. Evet, Mustafa kıza oral seks yapıyordu. Ben erkek arkadaşıma çok ısrar etmiştim, ama o beni yalamamıştı, iğrenmişti. Kendisi sikini bademciğime kadar sokmayı iyi biliyordu ama… Her neyse… Kızı kıskandım bir an, ne kadar şanslıydı. Kardeşim onun amını iştahla yalıyordu. Kız zevkten kuduruyordu, bunu duyabiliyordum. Çok geçmeden çığlıklar içinde boşaldı. Allahım, delirmek üzereydim. Yan odamda, ikizim bir kızın amını yalayarak boşalttı ve ben oturup dinledim. Hala oradan nasıl kaçabileceğimi düşünüyordum.

Sonra kızdan inanılmaz bir inilti koptu. Ardından bildiğiniz şak şak sesleri, Mustafa kızı sikmeye başlamıştı. Ne yapacağımı bilemiyordum. Battaniyeyi kafama çekip saklanmayı düşündüm, onlar gidene kadar sessizce orada bekler, Mustafa da evden çıktıktan sonra çıkardım evden. Sonra bu anları unuturdum… Ama unutulacak gibi değildi. Mustafa öyle şiddetli vuruyordu ki, kız adeta böğürüyordu. Bir an ıslandığımı hissettim.

Neler oluyordu bana? Böyle bir şey mümkün müydü? Resmen kardeşimi dinleyerek ıslanmıştım. Kafamı dağıtmaya, başka şeyler düşünmeye çalıştım. Ama yan odamdan öyle şiddetli bir seks sesi, öyle bir zevk çığlığı geliyordu ki, bu imkansızdı. Kendimi tutmaya çalışıyordum, nasıl olsa birazdan bitecekti. Sonra bunları düşündüğüm için çok utanacaktım… Ama bitmedi…

Dakikalar geçiyor, ama Mustafa boşalmıyordu. Kız “bitirdin beni Mıstığım, parçaladın” diye adeta can verircesine inliyordu. Benim içimde ise yangınlar çıkmıştı. Bir an ağzımdan istemsiz bir “ohhhhh” çıktı. İnanılmaz bir zevk dalgası çarpmıştı vücudumu. O an, elimin vajinamda olduğunu farkettim. Aman allahım! Kardeşimi dinlerken istemsizce kendimi okşamaya başlamıştım. Hemen elimi yukarı çektim, o benim kardeşimdi… Nasıl böyle bir şey yapardım?

Ama yan odadaki sesler susmak bilmiyordu. Neredeyse 10 dakikadır aralıksız olarak vuruyordu Mustafa. Böyle bir şey olabilir miydi? Benim birlikte olduğum erkekler 2-3 dakika içinde boşalıyorlardı. Yalnızca bir tanesi 5 dakikayı geçtiğinde, artık vajinam tahriş olmaya başlamıştı. Ama içeriden gelen seslere bakılırsa, bu kızın tahriş falan olduğu yoktu. Tutamıyordum kendimi. En sonunda ne olacaksa olsun dedim ve elimi iç çamaşırımın içine daldırdım. Allahım, adeta göle dönmüştü oralar… Resmen ikiz kardeşimin muhteşem ötesi performansını dinleyerek sırılsıklam olmuştum. Daha önce hiçbir erkek bunu yapamamıştı bana. Hatta dakikalarca ön sevişmeden sonra bile bu kadar ıslanmamıştım… Ama kardeşim, benim öteki yarım, benim Mustafam… Aman allahım, iki parmağım içime girip çıkarken, yan odamdaki çığlıklar iyice çığrından çıkmıştı.

“Gelicem” dedi Mustafa nefes nefese… Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Kardeşim birazdan oluk oluk boşalacaktı. Ve benim iki parmağım, onun sesini dinleyerek içime girip çıkıyordu. Kalbim küt küt atmaya başladı, nefesim kontrolden çıktı. Kızdan boğuk boğuk sesler çıkmaya başladı, sanırım Mustafa’ya oral seks yapıyordu. O sahne gözümün önüne geldi. Gözlerimi kapattım, Mustafa’nın sikini kızın ağzına verdiğini hayal ettim. Mustafa’nın boynunun damarlarını görüyordum, kasılıyordu… Bir an, kendimi kızın yerine koydum. Mustafa’nın siki benim ağzımın içindeydi. Mustafa’nın böğürtüsü bütün evi inletti. İki parmağımı sokabildiğim kadar derinime soktum. Kasıldım ve o şekilde kaldım. Mustafa’nın spermlerinin oluk oluk boğazımdan aşağı aktığını hayal ettim. Hayatımın en şiddetli orgazmını yaşadım. Boştaki elimle ağzımı kapattım çığlık atmamak için… Kasılmalarım neredeyse 30 saniyeden fazla sürdü… Aman allahım, resmen kardeşimi düşünerek boşalmıştım… Kardeşimi hayal etmiştim. Ne yapacağımı bilemiyordum.

Mustafa boşaldıktan sonra kendini yatağa bıraktı, yatağın gıcırtısından ve derin derin nefes alışından anladım bunu. Ben de elimi çıkardım ve üzerime sildim. İç çamaşırım sırılsıklam olmuştu. Utanç içinde yattığım yerde hareketsiz bekliyordum. Ne yapacağımı bilemiyordum. Yan odadan histerik kahkahalar gelmeye başladı.

“Parçaladın beni hayvanın oğlu” dedi kız… Mustafa bunun üzerine kahkaha attı… Bir süre odalarından öpüşme sesleri geldi. Ardından kızın kalktığını duydum. Üzerini giyindiğini anlayabiliyordum. “Kardeşin gelmeden gideyim ben.” dedi. Mustafa, “Kal istersen, tanışmış olursun hem” dedi. Kız da “Yok tatlım, kızlara söz verdim yaa… Başka zaman tanışalım” dedi.

Yatakta yattığım yerden, az önce yaşadığım şeyi düşünüyordum. Resmen kardeşimi düşünerek orgazm olmuştum. Ama bundan inanılmaz bir zevk almıştım. Sonra kendi kendimi bunun son derece normal olduğuna ikna ettim. Sonuçta Mustafa benim için sıradan bir kardeş değil, o benim ikizim. Dolayısıyla onun vücudu benim vücudumun diğer yarısı. Evet, bu yaptığım son derece normaldi. Sadece son aşamada Mustafa’nın ağzıma boşaldığını hayal etmem dışında… Onun için hala ufak bir utanç hissediyordum, ama onları dinleyip kendimi tatmin ettiğim için pişman değildim. Mustafa benim en yakınımdı, onunla aramda özel diye bir şey yoktu zaten…

Kız toparlandı ve gitti. Mustafa onu geçirdikten sonra dönüp salondaki koltuğa oturdu. Üzerinde sadece boxerı vardı. Bir sigara yaktı ve derin bir nefes çekip havaya doğru üfledi. Yatağımdan çıktım, benim de altımda sadece külodum vardı ve az önceki orgazmdan dolayı sırılsıklamdı. Üstümde de bir tişört vardı, göğüs uçlarım belli oluyordu. Evde zaten genellikle bu şekilde dolaşırdım, Mustafa’dan utanacak değildim ya… Her neyse, o şekilde yataktan çıktım ve odamın kapısına kadar yürüdüm. Kapı pervazına yaslanıp gülerek “Şşş, bi sigara attırsana genco” diye seslendim.

Mustafa oturduğu yerde “Ananısikim” diye irkilerek bana doğru döndü. Ben kahkahayı patlattım. Ne yapacağını bilemez halde elindeki sigarayı göbeğine düşürdü. Sonra onun acısıyla bir kez daha irkildi. Ben bu süre boyunca katıla katıla güldüm. Sonra salona çıkıp bir sigara yakıp karşısına oturdum. Mustafa utanç içindeydi.

“Olum haber versene lan eve kız atıcağın zaman” dedim.
“Ne biliyim ya, senin dersin yok muydu?”
“Yok… Yani vardı, astım dersi…”
“Hassiktir yaa…. Ben de nasıl olsa evde değilsin diye… Kusura bakma Ayşe ya..”
“Yok olum ne kusuru, genç adamsın, ihtiyaçların vardır.”
“Niye seslenedin eve girdiğimizde.”
“Valla seslendim de duymadınız. Odaya girdiğinizde artık her şey için çok geçti…”

Mustafa utanç içinde başını ellerinin arasına aldı ve “Off, çok utandım yaa… Hassiktir” falan demeye başladı. Onu öyle görmeye dayanamadım.Gittim yanına oturdum ve ona sarıldım.

“Saçmalama Mustafa ya benden mi utanıyosun? İkizinim olum ben senin. İnsan hiç ikizinden utanır mı?”
“Ya öyle de… Ne bileyim senin karşında da yapmasam iyiydi yani…”
“Olsun, olan oldu bi kere. Ayrıca eve kız attığını bilmiyo muyum sanki. Sonuçta oturup izlemedim, yan odamdan sesler geldi sadece…”

Mustafa kolunu omzumun üzerinden geçirip beni kendine sardı. Kokusuyla bir an elektrik çarpmış gibi irkildim. Sonra kendi kendime “kardeşim o benim” diyerek kendimi sakinleştirdim. Aniden Mustafa “Hassiktir, o ne lan?” dedi. Göğsünden ayrılıp ona baktım. Doğruca iç çamaşırıma bakıyordu. Eğilip baktığımda çamaşırımın sırılsıklam olduğunu gördüm. Çok kısa bir süreliğine bir utanç dalgası kapladı içimi, bir saniyeden bile kısa süreliğine. Sonra hemen toparladım kendimi, onun benden utanmasını istemiyorsam ben de ondan utanmamalıydım.

“Kusura bakma valla Mustafa, sesler biraz iyiydi.”
“O ne demek lan?”
“Olum her gün yan odamızda hardcore seks dönmüyo yani… Bizim de belli ihtiyaçlarımız var. Tutamadım kendimi.”

Bu kez kahkaha atma sırası ondaydı.

“Sen bizi dinleyerek mastürbasyon mu yaptın?”

Başımı yukarı aşağı evet anlamında salladım ve tekrar göğsüne uzandım. Gülüşmelerinin arasında sigarasından bir fırt çekti ve “Hassiktir yaa, şu duruma bak anasını satayım. Kardeşimin yanında seks yapmışım, o da oturmuş bizi dinleyip mastürbasyon yapmış… Hassiktir…” Arada da gülüşmeye devam ediyordu. Sonra aniden doğruldum ve gözlerinin içine baktım.

“Ya Mustafa, sen benim ikizimsin, biz senle aynıyız, anlıyor musun. Ben senden utanmıyorum, benim erkek arkadaşım gelse ben senin karşında bile sevişirim. Bilmediğin şey değil ki… Sen de benden utanma, utanacak bişey yok yani.”
“Ya öyle de yine de ne biliyim… Garip…”
“Garip falan değil hayvan çocuğu” dedim gülerek. Bir kez daha kahkahalar içinde birbirimize sarıldık. Onun göğsüne yattım ve bir sigara daha yaktım. O da omzuma elini atmış beni sıkıp sarılıyordu. Bir an gözüm boxerının önüne ilişti. Siki kalkmaya başlıyordu.

“Hayırdır? Doymadın mı?” dedim.
“Ne? Anlamadım” dedi.
“Bu niye kalkıyo yine” diyerek sikini boxerın üzerinden kavradım. O an bir tık ileri gittiğimi farkettim. Aniden elimi tutup çekti, sinirlenip kalkacağını hissettim. Ama sonra hiçbir şey yapmadan elimi serbest bıraktı ve “Yok be, ne kalkması” dedi.
“Ölüsü mü lan bu?”
“Ya yok ölüsü de değil de, işte tam olarak küçülmesi biraz zaman alıyo.”
“Ödem yapmıştır tabi o kadar sürtünmeye”

Bir kez daha kahkahalara boğulduk. O gün, hayatımızın dönüm noktası olacaktı.

O günden sonra birbirimizden hiç utanmadık, birbirimize hiç karışmadık. Birbirimizle hiç olmadığımız kadar yakın olduk. Tabi ki birbirimizin önünde seks yapacak seviyeye getirmedik durumu hiçbir zaman. O gün, benim için ilk ve sondu. Ama o kadar samimi olmuştuk ki… Son derece rahat bir şekilde Mustafa’yı arayıp “Genco evde operasyon var, ikinci bir emre kadar dışarda takıl” diyebiliyordum. Bir kadın olarak, erkek kardeşinize bunu söyleyebilir misiniz? Bunun rahatlığını, bunun verdiği mutluluğu anlayabilir misiniz? Ama Mustafa benim erkek kardeşim değil, ikizim… İkisi arasında çok büyük bir fark var…

Aradan bir yıl kadar geçmişti. İkimiz de son derece mutluyduk. Evde sürekli rahat takılıyorduk. Hele havalar ısındıktan sonra, Mustafa sadece boxerla, ben ise külot-tişört kombinasyonlarıyla dolaşıyordum. Ancak ne o, ne de ben bir gün olsun birbirimize ters bir gözle bakmadık.

Mustafa’yla ev arkadaşlığımızın ikinci senesi de bitmek üzereydi. Finallerden hemen önce, Mayıs ayı… İkimizin de dersler tam istediğimiz gibi değil. Üstelik ikimiz de terkedilmişiz. Evde oturduk, birer bira açtık dertleşiyoruz.

“Kaltak ya, final öncesi yapılacak şey mi amına koyim.”
“Orospu çocuğu…”
“Ayşe nası toparlanıcaz lan, valla bak bizim oturup ders çalışmamız lazım. Babam keser bizi…”
“Ben yaz okulunu göze aldım valla. Zaten o vizeleri toparlamam imkansız. Bi de Süleyman itinin yaptığı…”
“Kızım yaz okuluna kalalım kalmasına da, babama nasıl izah edicez durumu?”
“Kolluycaz birbirimizi. Boğaziçi bu boru değil diycez… Kalınıyo çok normal diycez… Yapacak bişey yok…”
“Öyle mi diyosun?”
“Öyle tabi lan. Napıcak canımızı mı alıcak iki dersten kaldık diye…”
“Ne biliyim ya ben tırstım… Neyse kalk biraz çalışmaya çalışalım…”

Yarım saat sonra tekrar salondaydık…

“Olmadı mı?”
“Olmadı valla Ayşe…”
“Napıcaz?”
“Ben odama geçiyorum.”
“E çalışamıyorum dedin, napıcan odanda oturalım işte…”
“Odama geçiyorum işte Ayşe, uzatma.”
“Of yaa… Tamam git ne bok yiyosan ye… Dur bi dakka lan, napıcan sen odanda?”
“Ayşe sanane lan?”
“Porno izlicen dimi?”
“He porno izlicem… Bi sakıncası mı var?”
“Ya sakıncası yok da… Ben de izleyebilir miyim?”
“Oha! Siktir git odanda ne izliyosan izle…”
“Ya ben izleyemiyorum işte öyle, bilgisayara virüs bulaştırıyorum sürekli. Nolur Mustafa nolur nolur”
“Lan saçmalama, birlikte porno mu izliycez?”
“Ne var bunda ya? Sevişelim demiyorum heralde…”
“Oldu onu da de amına koyim…”
“Ya Mustafa amma uzattın ya, ben beceremiyorum işte…”
“Kızım sen ne dediğinin farkında mısın ya birlikte porno izlemek nedir?”
“Ya ben senin yan odamda çatır çatır kız siktiğini dinlemişim, porno izlemek neymiş ya… Hadi aslan kardeşim benim…”

Mustafa’yı zor da olsa ikna ettim ve kırıta kırıta odasına geçtim. Koşarak gidip yatağına kuruldum. Heyecanlı gözlerle masanın üzerinde duran bilgisayara baktım. Mustafa bilgisayarın başına geçti, sonra dönüp bana baktı. Ciddi olduğumu anladıktan sonra bir “tövbe estağfurullah” çektikten sonra internete girdi. Siteleri dolaştı. Sonra bir video açtı. Koltukta oturduğu yerden izlemeye başladı.

Filmde iki kadın iki erkek, bir jakuzinin içinde döne döne sikişiyorlardı. Oturup heyecanla izlemeye başladık. Bir yerden sonra Mustafa’nın boxerının önünde devasa bir çadır kuruldu. Gözümü Mustafa’nın sikinden alamıyordum. Filmden dolayı da artık iyiden iyiye ıslanmıştım. Mustafa sanırım benden çekindiği için kendine hiç dokunmuyordu. Daha fazla dayanacak durumda değildim. Elimi külodumdan içeri daldırdım ve kendimi okşamaya başladım. Mustafa hiç bana doğru bakmıyordu.

Bir süre sonra iniltilerime hakim olamamaya başladım. Bir elim külodumun içinde, diğer elim ise tişörtümü yukarı sıyırmış, göğüslerimden birini sıkıştırarak mastürbasyon yapıyordum. Artık daha fazla tutamadım ve inlemeye başladım. Ben inleyince Mustafa döner sandalyesini çevirerek bana baktı. Beni o halde görünce şaşkın bir şekilde baktı.

“Ne ya? Sanat filmi mi izliyoruz?” dedim.
“Haklısın ya” dedi ve o da boxerının üzerinden sikini kavrayıp yukarı aşağı sallamaya başladı. İkiz kardeşimle birlikte porno izleyerek mastürbasyon yapıyorduk. Aldığım heyecanı size anlatamam. Kalbim küt küt atıyordu. Elim külodun içinde zorlanıyor, ayrıca külot da kalçalarımı acıtıyordu. Kalçamı biraz yukarı kaldırıp elimle külodu aşağı doğru çekiştirdim. Şimdi çıplak vajinama iki parmağımı birden rahatça sokup çıkarmaya başladım.

Mustafa boxerının üzerinden sikini okşayarak filmi izlemeye devam ediyordu. Bense artık açık açık inliyordum. Parmaklarımın içime girip çıkışı beni bulutlardan bulutlara taşıyordu. Mustafa bir ara arkasına dönüp bana baktığında, külodumu çıkarttığımı ve vajinamı parmakladığımı gördü. O şekilde birkaç saniye beni izledi. Sonra “yatağımı kirletme sakın” dedi ve tekrar filme döndü. “Kirlensin, yıkarız” dedim inleyen bir sesle…

Mustafa da benden cesaret alarak kalçalarını kaldırdı ve boxerdan kurtuldu. Onun o muhteşem sikini ilk kez o zaman gördüm. Başını öne eğdi ve sikinin üzerine bolca tükürdü. Sonra eliyle sikine iyice yedirdi ve karşımda sikini bir yukarı bir aşağı sıvazlamaya başladı. Artık filmi bıraktım, onun sikini izleyerek kendimi parmaklamaya başladım. Bir süre sonra inlemelerimin şiddeti artınca tekrar bana doğru döndü. Doğruca onun sikine baktığımı görünce, o da sandalyesini tam olarak bana doğru çevirdi. Ayaklarını yatağa uzattı. Birbirimizi izleyerek mastürbasyon yapmaya devam ettik.

Çok geçmeden kasılmalarım şiddetlendi. Çığlık çığlığa orgazm oldum. Karşımda ikiz kardeşim, tükürüğüyle parlayan sikini bir yukarı bir aşağı sıvazlarken, benim iki parmağım içime girip çıkarken, onun karşısında tişörtümü iyice yukarı sıyırmış göğüslerimi mıncıklarken daha fazla dayanamazdım. Çığlıklar atarak kasıldım, kasıldım, kasıldım ve parmaklarımın arasından bir miktar sıvı sızarak yatağa damladı. Ardından kalçamı sert bir şekilde yatağa bıraktım ve derin derin nefes aldım. Göğsüm, vajinam, bacaklarım, kardeşimin karşısında tamamen açıktaydı. O da aynı şekilde bana bakarak mastürbasyon yapmaya devam ediyordu.

Benim nefesim düzelmeye başladığında, onun nefesi sıklaştı. Kendini kastı, kastı, kastı… Boynundaki damarla dışarı çıktı, yüzü morardı… Sonra aniden sert bir çığlık attı ve bıraktı kendini. İlk fışkıranlar elin düştü. Ancak bir sonraki parti dolu doluydu ve havada süzülerek doğruca açıkta duran göğsüme isabet etti. Üçüncü parti ise bacaklarıma… Sikini çıldırmış gibi hızlıca sıvazlıyordu ve oluk oluk beyaz sperm çıkıyordu ucundan. En sonunda onun orgazmı da sona erdi. Baygın gözlerle birbirimize bakıyorduk. Gayri ihtiyari bacağımdaki ve göğsümdeki spermleri elimle silip parmağımı ağzıma götürdüm. Yutar yutmaz da Mustafa’nın bana garip bakışından ne yaptığımı farkettim. Resmen kardeşimin spermini yutmuştum…

“Ayyy! Refleks olarak yuttum yaa…” dedim.
“Bişey olmaz” dedi Mustafa nefes nefes… “Yeğenlerini öpüyomuş gibi düşün…”

Önce ne demek istediğini anlamadım. Sonra aniden dank etti ve kahkahalara boğuldum. Mustafa da oturduğu sandalyeyi geriye yatırmış gülüyordu. Bir odanın içinde, Mustafa çırılçıplak, benim üzerimde sadece içimi gösteren bir tişört, yeni orgazm olmuş ve kahkahalarla gülüyorduk…

O gün bizim için yeni bir milat oldu. Artık çok ama çok daha rahattık. Birlikte istediğimiz zaman porno izliyor, istediğimiz zaman mastürbasyon yapıyor, istediğimiz zaman evin içinde çıplak dolaşıyorduk. Özellikle ben, evdeki bu rahatlığa çok alışmıştım. Eve girer girmez ne var ne yok çıkartıp üzerime sadece bir tişört giyiyordum. Mustafa da zaten eve çıktığımızdan beri sürekli boxerla dolaşıyordu.

Yeni hayatımızdan inanılmaz keyif alıyordum. Ama birbirimize hala o gözle bakmıyorduk. Bir gün ilk defa, birbirimize temas ettik. Ama düşündüğünüz gibi bir temas değil. Mustafa duşa girerken beni de çağırdı ve sırtını keselememi istedi. Zaten artık birbirimizin her yerini gördüğümüz için çekinmiyorduk. Girdim, sırtını keseledim. Sonra önünü döndü, siki kalkmıştı. Evde sürekli amım götüm açık dolaşmama rağmen hiç kalktığını görmemiştim. Ama ilk defa Mustafa bana sikini kaldırmıştı.

“Hayırdır genco?” dedim gülerek.
“Ya bilmiyorum ya kusura bakma. Uzun zaman oldu galiba…”
“Tamam neyse, hadi çıktım ben. Sen bak icabına.
“Kalsana…”

Donup kalmıştım. Mustafa mastürbasyon yapmak için benim kalmamı istiyordu. Beni izlemek istiyordu. Bu ne demek oluyordu böyle? Aklımda milyonlarca soru birbirine girmişti… Ama onu kıramazdım.

“Olur” dedim gülerek. Üzerimdeki tişörtü çıkarttım ve çırılçıplak kaldım. O an Mustafa’nın karşısında ilk kez çırılçıplak kaldığımı farkettim. Tişörtümü hiç çıkarmamıştım. Göğüslerimi hiç arada engel olmadan görmemişti. Göğüslerime bakarak sikini sıvazlamaya başladı. Ben de duş kabinine girdim. Zaten daracık olan duş kabininde birbirimize temas etmeden durmamız imkansızdı.

Duş kabininin içinde ikimiz de ayakta, kendimizi tatmin etmeye çalışıyorduk. Birbirimizin gözlerinin içine bakıyor, aldığımız zevkle inliyorduk. Arada ben Mustafa’nın sikine, Mustafa da benim vajinama, göğüslerime dikiyor bakışlarını, öylece mastürbasyona devam ediyorduk. İkimiz de orgazma yaklaştığımızda, o daracık alanda kendimizi kasmak için öne eğilmemiz gerekiyordu. İkimiz de öne eğildik, yüzlerimiz birbirine çok yakındı. O şekilde mastürbasyon yaparken, nefeslerimiz birbirine karışıyordu. Birbirimizin gözlerine bakıyorduk, dudaklarımızın arasında birkaç santimetre vardı.

Orgazm olmak için daha fazla kasılmam gerekiyordu. Daha fazla kasılırsam daha fazla eğilirdim. Daha fazla eğilirsem, dudaklarım Mustafa’nın dudaklarıyla buluşurdu. Bunun olmaması gerektiğini düşündüm. Başımı biraz kenara aldım ve Mustafa’nın boynuna doğru eğildim. Mustafa da benim boynuma doğru eğildi. Sonra boşalmaya yaklaştığımda, içgüdüsel bir hareketle Mustafa’nın boynunu öpüp yalamaya başladım. Aynı anda Mustafa da benim boynuma gömüldü. İkimiz de çığlıklar atarak, şiddetli bir şekilde boşalmaya başladık. Mustafanın ılık ılık spermleri olanca şiddetiyle göbeğime çarpıyor, sonra etrafa saçılıyor, ardından vücudumdan süzülerek aşağı iniyordu. Benim ise parmaklarımın arasından sularımın damladığını hissediyordum. Ter içinde kalmıştık. Birbirimizin boynunu öpüp yalamaya devam ediyorduk.

Kasılmalarımız bittikten sonra birbirimize doğru baktık. İkimizin de yüzü ter içinde kalmıştı. Mustafa’nın nefesi benim nefesime doluyor, sıcaklığı az önce boşalmış olmama rağmen bana çok faklı hazlar yaşatıyordu.

“Ne yaptık biz ya” dedi nefes nefese?
“Ne yaptık ki?” dedim.
“Ayşe sen benim boynumu yalayınca…”
“Ne oldu?”
“Değişik oldu…”
“Kardeşiz biz” dedim inler gibi… “Boynunu da yalarım yanağını da… Sevişmedik ya…” dedim.

Gözlerimin içine baktı. Arada gözleri dudaklarıma kayıp tekrar gözlerime dönüyordu. Birkaç santimetre ötedeki dudaklarımı öpmek istiyordu, bunu gözlerinden anlayabiliyordum. Dikkatini dağıtmalıydım.

“Hadi suyu aç da temizlenip çıkayım.” dedim.

Mustafa da kendini toparladı. Dönüp suyu açarken “Ne o, bu sefer kendi kendine temizlemiycen mi?” dedi. İlk üzerime sıçrattığında refleks olarak parmağımla temizleyip yalamış olmama laf sokuyordu. “Bu sefer öyle temizlenemiycek kadar çok galiba” dedim gülerek…

Bu banyo macerasını sonra hiç tekrar etmedik. Ama birlikte porno izleme ritüelimiz hep devam etti. Bir gün yine birlikte porno izlerken enteresan bir videoya denk geldik. İki çift, karşılıklı oturmuş video chat yapıyorlardı. Bir çift diğerini yönlendiriyor, öteki çift ise onların dediklerini yaparak sevişiyordu. Bir çift sevişirken, diğer çift sadece izliyordu. İkimizin de çok ilgisini çekmişti.

“Bu site hangisiymiş ya?” dedi Mustafa.
“Napıcan ya o siteyi?”
“Kızım düşünsene, oraya girer kendimizi çift olarak tanıtırız. Beğendiğimiz bi çifte istediğimizi yaptırır oturur izleriz.”

Kulağa harika geliyordu. Bir anda heyecandan içim kıpır kıpır olmuştu… Mustafa aradı, aradı, aradı ve en sonunda bir sayfa buldu. Hemen girdik ve üye olduk. Kamerayı açıp karşısına geçtik ve başladık araştırmaya. Açıkçası sürekli karşımıza tek başına oturmuş, kamerayı sikine çevirmiş, sikini sıvazlayan abazalar çıkıyordu. En sonunda Avustralyalı bir çiftle karşılaştık. Kadın da adam da gerçekten çok ama çok seksiydi.

Bu arada internetten canlı görüşme yapacağımız için ikimiz de üstümüze başımıza bir şeyler giymiştik. Mustafa üzerine bir tişört geçirmişti. Bense külodumu ve sütyenimi giymiş, üzerine tişört geçirmiştim. Her neyse… Çiftle havadan sudan biraz muhabbet ettik. Kendimizi nişanlıyız diye tanıttık. Bir süre muhabbetten sonra konu sekse geldi. Seks hayatımızla ilgili sorular sorup duruyorlardı. En sonunda kadın, bizden öpüşmemizi istedi. Bunu hiç beklemiyorduk. Ne yapacağımızı bilemez bir halde birbirimize baktık. Mustafa “Bir öpücük ya abartacak bişey yok” dedi ve uzandı.

Ben de ona doğru uzandım ve dudaklarımız birleşti. Kalbimin heyecandan nasıl pır pır ettiğini size anlatamam. Dudaklarım kardeşimin dudaklarına değdiği anda sırılsıklam oldum. Külodumun içinde bir göl vardı adeta. Mustafa’nın öpücüklerine şehvetle karşılık verdim, Mustafa gözlerini açıp gözlerime baktı. Dudaklarımı ondan ayırarak gülümsedim ve “Olum çift olduğumuza inansınlar diye” dedim ve tekrar dudaklarına yuuldum. Mustafa’ya açıklamam mantıklı gelmiş olacak ki, o da bana aynı istekle karşılık vermeye başladı. Dilini dudaklarımın arasından geçirip ağzımın içine soktuğunda, adeta nefesim kesilmişti. Sonra ayrıldık… Yine heyecanımı belli etmemeye çalışarak gülümsedim ve “Ne güzel öpüşüyomuşsun lan sen” dedim. “Ne sandın kardeş” dedi gülerek. Tekrar çift arkadaşımıza baktık. Ricki boxerının üzerinden sikini okşuyordu. Ardından biraz daha muhabbet ettik ve o çiftten sıkılıp başka çiftler aradık.

O gün beş altı çiftle konuştuk ve Mustafa’yla üç-dört kez öpüşmek zorunda kaldık. Hepsinde de külodumun içi sırılsıklam oluyordu. Mustafa gerçekten çok iyi öpüşüyordu. En son konuştuğumuz çiftin (Amber ve Morgan), muhabbeti baya iyiydi. Genç ve seksi insanlardı. Onlarla diğerlerinden daha uzun konuştuk. Bizi 4-5 kez öpüştürdüler. Ama onlar bizim isteklerimize hiç karşılık vermediler, birbirilerini hiç öpmediler.

Morgan benim göğüslerimi görmek istedi. Tişörtümü yukarı kaldırıp sütyenimi çekiştirdim ve ona göğsümü gösterdim. Morgan boxerının üstünden sikini okşuyordu. Sonra Amber da Mustafa’nın sikini görmek istedi. Mustafa kalkıp ona sikini gösterdi. Amber Mustafa’nın sikine iltifatlar etti.

Sonra Amber Mustafa’dan benim tişörtümü çıkartmasını istedi. Mustafa hiç itiraz etmeden tişörtümü çıkardı. Ben de kollarımı kaldırarak ona yardımcı oldum. Sonra Morgan da sütyenimi çıkartmasını istedi. Mustafa ona da itiraz etmedi. Benden de Mustafa’nın tişörtünü çıkarmamı istediler. Mustafa da ben de şimdi sadece iç çamaşırlarımızla kalmıştık. Morgan Mustafa’ya göğüslerimi yalaması için komut verdi. Eli sikinde, bizi izliyordu. Amber da aynı şekilde elini külodunun içine sokmuş kendini okşuyordu.

Mustafa “Çift olmadığımız anlaşılmasın” diye fısıldadı ve göğsüme doğru eğilmeye başladı. Kafayı yemek üzereydim. Az sonra Mustafanın dili, hassas göğüslerime değecekti. Nitekim değdi de… Elektrik çarpmış gibi oldum. Ne olacaksa olsun dedim ve Mustafa’nın başını göğsüme bastırdım. Mustafa kıtlıktan çıkmış gibi göğsümü yalıyordu. Yaklaşık beş dakika boyunca göğüslerimi yaladı, emdi, öptü… Beni adeta bitirdi. Morgan ve Amber da bizi izleyerek kendilerini tatmin etmekle meşguldüler.

Sonra tekrar oturduk ve o şekilde konuşmaya, muhabbet etmeye devam ettik. Amber ve Morgan bize iltifatlar ediyorlardı. Biz de arada sırada birbirimize dönüp, “Bizi gerçekten çift zannediyo gerizekalılar yaa” deyip gülüşüyorduk. Sonra hemen “Dur çift olmadığımızı anlamasınlar” deyip birbirimizin dudaklarına yapışıyor, birbirimizi kıtlıktan çıkmış gibi öpüyorduk. Onlar istemeden de kendi kendimize öpüşmeye başlamıştık adeta.

Sonra Amber, benden Mustafa’ya oral seks yapmamı istedi. Mustafa şok içinde bana doğru baktı. O an yapacağımız şey belliydi, elimizi uzatıp pencereyi kapatacaktık ve başka bir çift arayacaktık. Ama durmak istemiyordum. Mustafa’nın sikini yalamak, boğazımdan aşağı ılık spermlerini akıtmak istiyordum. Mustafaya baygın gözlerle baktım, “Çift olmadığımızı anlamasınlar” dedim. Başıyla evet anlamında onayladı ve kalçalarını kaldırarak boxerını aşağı doğru çekiştirdi. Daha önce defalarca gördüğüm o muhteşem penis, gözlerimin önünde boxerın lastiğinden kurtuldu ve Mustafa’nın göbeğin “şaak” diye bir ses çıkararak çarptı. Ucundaki zevk suyu göbeğine bulaştı.

Eğildim, elime aldım. Adeta bir sanat eseri inceler gibi inceledim kardeşimin sikini. Damarlarının yerini ezberlemek istercesin izledim… Amber’ın “Come ooon” diye seslendiğini duydum. Dönüp ekrana doğru gülümsedim. Sonra gözümü ekrandan ayırmadan ağzımı ayırdım, biricik kardeşim, öteki yarım, ikizim Mustafa’nın sikini ağzıma aldım. Dilimi ucuna değdirdiğim anda Mustafa’nın kaçlalarını kaldırarak sikini daha çok ağzıma sokmaya çalışması bir oldu. Damarların attığını, sikin ağzımda şiştiğini hissettim. Bunun ne demek olduğunu biliyordum. Mustafa boşalacaktı.

Kardeşimin erken boşalarak tanımadığı insanlar karşısında mahçup olmasına izin veremezdim. Büyük bir ustalıkla dilimi sikinin etrafında bir ileri bir geri çevirdim ve o ılık spermler ağzımın derinliklerine doğru fışkırmaya başladı. Mustafa ağzımın içine oluk oluk boşalıyordu. Başımı tutup sikine doğru bastırıyor, daha fazla almam için uğraşıyordu. Ama daha fazlasını alamazdım, siki adeta bademciklerime değiyordu. Bütün spermlerini yuttum, bir damlasının bile dışarı taşmasına izin vermedim. Ağzımın için dolmuştu, ama hepsini yuttum. Hiç durmadan Mustafa’nın sikini yalamaya devam ettim. Sonra bir an başımı bilgisayarla penisin arasına çevirip ağzımdan çıkardım. Mustafa’ya bakıp “Erken boşaldığını anlamasınlar, tekrar sertleşene kadar yalamaya devam edeyim” dedim. “Evet” dedi nefes nefese… Sadece evet… Yalamaya devam etmemi istiyordu, ama bunu söyleyemiyordu. Onun için bir bahane uydurmuştum ve o da kabul etmişti…

Birkaç dakika daha yaladıktan sonra o muhteşem penis, ağzımın içinde yeniden kocaman bir şeye dönüştü. Sonra tekrar yukarı çıktım ve oturup bilgisayarın ekranına baktım. Amber ve Morgan hala giyiniklerdi ve o şekilde mastürbasyon yapmaya devam ediyorlardı.

“Amber’ı neden öpmüyorsun?” diye sordum Morgan’a. Ve bizi şok eden o cevap geldi:
“Çocuklar, konuşmaya devam etmezsiniz diye başta söyleyemedik… Ama biz sevgili değiliz. Aslına bakarsanız, Amber benim kuzenim…”

Şok olmuştuk. Adeta ava giderken avlanmıştık. Üstelik geri dönemeyeceğimiz noktaya gelmiştik. Mustafa’yla öpüştük, Mustafa benim göğüslerimi yaladı, ben ona oral seks yaptım, ağzıma boşaldı… Ve şimdi karşımızdaki orospu çocukları sevgili değil kuzen olduklarını söylüyordu…

“Bizim bir şey yapmamız çok yanlış olur… Ama siz çok iyiydiniz çocuklar, lütfen devam edin” dedi Amber.
Mustafa bana dönerek şaşkın bir şekilde güldü. “Tufaya geldik amına koyim.” dedi.
“Olsun” dedim ben de… “Yapacak bişey yok, battı balık yan gider…”
“Öyle mi diyosun?”
“Öyle mi diyosunu mu var Mustafa, ağzıma boşaldın…”

Mustafa bunun üzerine kahkaha attı ve dudaklarıma yapıştı. Ben de ona şehvetle karşılık verdim. Ama bu öpücüğümüzün Amber’ın talebine onay verir nitelikte olduğunu farketmemiştik. Amber’ın sevinç çığlığıyla kendimize geldik. Onlara baktığımızda neşe içinde ellerini çırpıyorlardı.

“Öyleyse sıra sende… Şimdi sen de ona oral seks yap” dedi Amber. Mustafa bana baktı.
“İstersen kapatabilirim” dedi Mustafa.
“Yok ya,” dedim inler gibi bir sesle. “Sevgili olmadığımızı anlamasınlar.” Bunu söylerken kalçamı kaldırıp külodumu çıkarmıştım bile. Mustafa da mesajı aldı ve zaman kaybetmeden bacaklarımın arasına eğildi.

Mustafa bu işi gerçekten çok iyi biliyordu. Diliyle beni 30 saniye gibi kısa bir süre içinde orgazma ulaştırdı. O gün, Mustafa o sarışın kızı yalarken kızın neden öyle böğürdüğünü çok ama çok iyi anlamıştım. Nitekim benim çığlıklarım da yeri göğü inletmişti. Üstelik ilk kez vajinam yalanıyordu, daha önceki erkek arkadaşlarımın hiçbiri oral seks yapmaya yanaşmamıştı. Titremelerim geçtikten sonra Mustafa’nın kafasını tutup kendime çektim ve dudaklarına yapıştım. Dudaklarından kendi suyumun tadını aldım ve bu bana muazzam bir haz verdi.

Bir süre kardeşimle öpüştükten sonra tekrar bilgisayarın ekranına döndük. Amber ve Morgan ellerini iç çamaşırlarının içine sokmuş, baygın gözlerle bizi izlerken bir yandan da mastürbasyon yapıyorlardı. Morgan emreder bir tonla “Sik onu” dedi. Sesi çok kesindi… Gözlerini bir an bile ekrandan ayırmıyordu. Mustafa elini fareye doğru uzatıyordu. Ekranı kapatacaktı. Bir an refleksle “Bir şartla” dedim… Mustafa şok olmuş bir şekilde dönüp bana baktı. Amber ve Morgan ekrana yaklaştılar.

“Bir şartla sizin karşınızda seks yaparız.” dedim.
“Nedir” dedi Amber ve Morgan bir ağızdan.
“İç çamaşırlarınızı çıkartacaksınız, birbirinizle öpüşerek mastürbasyon yapacaksınız. Biz de o esnada seks yapacağız. Kabul mü?”
“Ama nasıl olur, biz kuzeniz” dedi Amber.
“En azından kardeş değilsiniz, değil mi?” dedim gülerek. Mustafa hala şok içinde bana bakıyordu. Bense o siki içimde hissetmek istiyordum. Mustafanın o muhteşem penisinden başka bir şey düşünemiyordum. Mustafa şok olmuştu. Amber ve Morgan birbirilerine dönüp fısıldayarak bir şeyler konuştular. Mustafa da bana döndü “Delirdin mi sen?” dedi kısık sesle.
“Nolucak ya, çift olduğumuzu anlamasınlar diye diye neler yaptık. Onu da yapıveririz” dedim gülerek.
“Kızım kardeşiz biz, seks mi yapıcaz?” dedi.
“Ya merak etme bunlarda öpüşecek göt yok.” dedim.

Aslında bir yandan yanılmayı çok istiyordum. Diğer yandan ise gerçekten çocukların bunu yapamayacağını düşünüyordm. Ne mi oldu? Yanıldım tabi ki…

“Anlaştık” diye bir ses yükseldi bilgisayardan.
“Kapatıyorum” dedi Mustafa.
“Dur dur kapatma, önce şunları bi seviştirelim de sonra kapatırsın” dedim.

Mustafa tekrar oturdu. Amber ve Morgan ayağa kalkıp utangaç hareketlerle iç çamaşırlarını indirdiler. Sonra birbirilerine döndüler ve ürkek hareketlerle öpüşmeye başladılar. Az önce benim yaşadığım heyecana benzer bir şey yaşıyorlardı, iki kuzen, çırılçıplak öpüşüyorlardı.

“Daha istekli öpüşmeniz gerekiyor” diye talimat verdim. Amber Morgan’ın başını tutup kendine çekti ve şehvetli bir şekilde öpüşmeye başladılar. Bir süre öpüşmelerini izledim, bir yandan da kendimi okşamaya başladım. “Birbirinizi okşamaya ne dersiniz?” dedim. Amber Morgan’ın dudaklarından kurtularak “Kesinlikle olmaz” diye itiraz etti. Ama Morgan’ın eli çoktan Amber’ın çıplak vajinasına temas etmişti bile. Amber sinirle ona dönerek “Ne yapıyorsun Morgan” dedi. Ama Morgan kontrolünü çoktan kaybetmişti. Bir eliyle Amber’ın vajinasını okşarken diğer eliyle ensesinden tutup kendine çekti ve tekrar dudaklarına yumuldu.

Amber itiraz etmeyi bıraktı ve aldığı zevkin tadını çıkarmaya başladı. Mustafa’nın siki de yeniden hareketlenmeye başlamıştı. Amber bir süre sonra dayanamadı ve Morgan’ın sikini avuçlayıp sıvazlamaya başladı. Çılgınlar gibi öpüşüyorlardı. Yarım saat önce aynı hissi ben yaşadığım için ne hissettiklerini çok iyi biliyordum. İnanılmaz bir zevk dalgasının içindeydiler. Kendilerine çok yakın, ama yasak olan bir şeyin tadına bakıyorlardı. Ve bu, tarifi mümkün olmayan bir hazdı…

“Ağzına al” dedim Amber’a emreder gibi. Amber hiç itiraz etmedi bu sefer. Eğildi ve kuzeninin sikini ağzına alıp istekle yalamaya başladı. “Sen de onu yala Morgan, 69 yapın” dedim yine emreder gibi. Kontrol artık tamamen bendeydi. Morgan ve Amber, iki genç, iki kuzen 69 yapmış inleyerek birbirilerini yalarken, ben de daha fazla dayanamadım ve başımı Mustafa’nın kucağına bırakıp sikini ağzıma aldım. Mustafa bir an irkilir gibi oldu ama aldığı zevkle susup keyfini çıkarmaya baktı. Şimdi karşımızdaki ekranda iki kuzen 69 pozisyonunda yalaşırken, ben de ikiz kardeşimin sikini büyük bire iştahla yalıyordum. Mustafa’nın eli vücudumu keşfetmeye başladı. Vücudumun her zerresinde dolaştı, sonra vajinamı buldu ve iki parmağını içime sokup çıkarmaya başladı. Zaten sırılsıklam olan vajinamdan iyiden iyiye sular damlamaya başladı.

Bir müddet bu şekilde takıldıktan sonra yerimde doğruldum ve Mustafa’nın dudaklarına yapıştım. Mustafa bana iştahla karşılık verirken, parmakları hala içimdeydi. “Çocuklar sözlerini tuttular. Bence ödülü hak ettiler” dedim şuh bir şekilde.
“Emin misin Ayşe?” dedi sessizce.
“Mustafa… Sik beni” dedim gözlerinin içine bakarak. Dudaklarıma olanca şehvetiyle yapıştı ve beni kanepeye sırtüstü yatırdı. Siki kendiliğinden yolunu buldu ve içime santim santim girmeye başladı.

Allahım, çıldırmak üzereydim. İkiz kardeşimin o sanat eseri gibi olan siki, içimi yarıyordu. En sonunda kasıklarımız birbirine değdiğinde derin bir “ooooh” çektim. Mustafa sert bir şekilde içime girip çıkmaya başladı. İçimde kıvılcım çıkıyordu resmen, yanıyordum. Çığlık çığlığa inlemeye başladım. Başımı çevirip ekrana baktığımda, Morgan ve Amber’ın birbirilerini yalamayı bırakıp bizi izlediklerini gördüm. Bir süre bizi izlediler. Biz Mustafa’yla birbirimize aşkla bakıyorduk ve Mustafa içimi parçalarcasına girip çıkıyordu. Aldığım zevkle adeta çığlık atıyor, haykırıyordum.

Sonra Mustafa’yla ikimiz başımızı ekrana doğru çevirdik. Gençlere bakarak sevişmeye devam ettik. Morgan tekrar gaza geldi ve Amber’ı kendine çekip öpmeye, vajinasını parmaklamaya başladı. Çok geçmeden Amber çılgınlar gibi inlemeye başladı. Ardından Morgan Amber’ı sırtüstü kanepeye yatırdı.

“Ne yapıyorsun Morgan?” dedi Amber.
“Seni istiyorum Amber. Seni çocukluğumdan beri istiyorum.”
“Morgan bu çok yanlış, biz kuzeniz.”
“Lütfen Amber, lütfen… Seni her şeyden çok istiyorum. Seninle birlikte olmak istiyorum.”
“Morgan bu doğru değil. Bu çok yanlış. Bu ensest…”

Araya girmem gerektiğini biliyordum. Mustafa içime sertçe girip çıkarken onların da anlayacağı şekilde, İngilizce inlemeye başladı.

“Sik beni kardeşim, sik… Kız kardeşinin amına sok o koca penisini…”

Ekrandaki gözler bir anda bize kitlendi.

“Siz kardeş misiniz?” dedi Amber.
“Evet… Evet kardeşiz… O benim ikiz kardeşim… Aaah çok güzel… Çok güzel…”
“Ne?” dedi Morgan şaşkın bir şekilde.
“Biz de sizin gibi biraz eğlenip bir çifti seviştirip izlemek için girmiştik” dedi Mustafa nefes nefese… “Ama işler kontrolden çıktı…”
“Hayatımda bu kadar zevk aldığım başka bir an olmadı.” dedim inleyerek. “Sakın bu fırsatı kaçırma Amber. Bir daha bu fırsatı bulamayabilirsin.”

Amber şaşkın bir şekilde ekrana bakıyordu. Morgan onu kendine çekip yeniden öpmeye başladı. Amber karşılık veriyor, ama hala şaşkınlığını üzerinden atamadığı her halinden belli oluyordu. İngilizce inlemeye devam ettim.

“Aaah, kardeşimin penisi muhteşem. Bugüne kadar yaptığım hiçbir seksten bu kadar zevk almamıştım. Aman tanrım, ölüyorum… Sikin çok büyük kardeşim, sikini kız kardeşinin içine sok… Tamamını sok, daha fazla sok… Aaaah… Seninle bugüne kadar sevişmediğim için çok pişmanım… Bundan sonra hiç bırakma beni, her gün sevişmek istiyorum seninle…”

İşe yaramıştı… Amber inlemelerimden ve aldığım zevkten etkilenip kendini Morgan’a bıraktı. Morgan eğilip onun vajinasını yaladı ve ou iyice ıslattıktan sonra içine girdi. Şimdi onlar orada iki kuzen, biz burada iki kardeş deliler gibi sevişiyorduk. Mustafa haykırarak içime boşaldıktan sonra yanıma devrildi. Birlikte onların sevişmelerini izledik. Gerçekten muhteşem görünüyorlardı.

Onlar da orgazm olduktan sonra nefes nefese kalarak bize doğru baktılar. Bir süre hiç konuşmadan birbirimizi izledik. Sonra tekrar görüşmek için birbirimize mail adreslerimizi verip görüşmeyi bitirdik. Mustafa’yla çırılçıplak kanepeye yan yatmış, kaşık pozisyonunda bilgisayarın ekranına bakıyorduk. Yerimde dönerek yüzümü ona çevirdim.

“Ne yaptık biz?” dedi şaşkın bir şekilde.
“O söylediklerimi Amber’ı gaza getirmek için söylemiyordum Mustafa” dedim fısıltıyla.
“Sen ciddi misin?”
“Ciddiyim sevgili ikizim. Muhteşemdi… Hiç pişman değilim. Ya da… Son iki yılımızı boşa geçirdiğimiz için pişmanım…”

Mustafa bu söylediğim üzerine güldü. Ama şaşkınlığı, kafasının karışıklığı hala gözlerinden okunuyordu. Uzanıp gülümseyerek dudaklarından öptüm.

“Sen benim diğer yarımsın Mustafa. Ben de senin… Bu yaptığımızdan daha doğal bir şey olamaz… İkimiz bir olunca tam oluyoruz…”
“Ama…”
“Ama deme… Ama denmez böyle bi durumda… Sadece öp beni… Sev… Sarıl… İstiyorsan tekrar sik… Ama sakın ama deme…”
“Ayşe…”
“Mustafa…”

Mustafa dudaklarıma yapıştı. Tıpkı iki yeni sevgili gibi, dakikalarca o kanepede öpüştük. Sonra birlikte banyoya gidip temizlendik.

O günden sonra hayatımız muhteşem bir hal aldı. İkimiz de iş güç sahibiyiz artık, ama hala birlikte yaşıyoruz. Sonra Amber ve Morgan’la da birkaç kez daha canlı chat yaptık. Bir yaz tatilinde ise onları Türkiye’ye davet ettik ve dördümüz muhteşem bir hafta geçirdik. Aklınıza gelebilecek her türlü kombinasyonla seviştik. Aklınıza gelebilecek her fanteziyi gerçekleştirdik…

İşte böyle… İkiziniz varsa, değerini bilin… İkiziniz yoksa, beni anlamaya çalışmayın…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir