Küçük Kasabanın Kahpesi (9)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Küçük Kasabanın Kahpesi (9)

Cafer’in bıçakla tehdit ederek tecavüzüne bir son verebilmek için kollarının arasında çırpınırken, umutsuzca mücadele ederken birden kocamın sesi yankılandı.

“Yap şunun dediğini Güllü… Bırak… Direnme…”

İkimiz de başımızı sesin geldiği yere, kapıya çevirdik.

Kocam kapının önünde durmuş, bize bakıyordu. Öyle… İfadesiz bir yüzle… Kim bilir ne zaman gelmiş, bizi izliyordu. Karısının en yakın arkadaşına nasıl sikildiğini… Ayak üstü… Bıçak zoruyla…

Ne yapacağımı bilemedim. Utanç… Korku… Heyecan… Sütyenin üstünden fırlamış memelerimi örtmekle, ıslak, sikilmiş amımı örtemeyen minicik eteğimi çekiştirmek arasında kararsız kaldım.

Cafer ise kararını vermiş gibiydi. Beni bir anda tuttuğu gibi çevirdi, yüzüm kocama dönük, arkam ona yaslanmış vaziyette, bıçağı sapladığı yerden çıkardı, gırtlağıma dayadı tekrar… Korku bürüdü içimi… Ne yapacağı belli olmuyordu manyağın… Film sahnesi yaşıyorduk sanki…

“Hasan? Hoş geldin…” dedi gayet sakin, kendinden emin, biraz gergince… “Biz de tam…”

“Hoş bulduk kanka…” dedi kocam… “Siz de tam…” Lafın gerisini getirdi. “Tam karımı sikiyordun zorla, ben geldim. Öyle mi kanka?”

Ses çıkmadı kankasından… Ne diyecekti ki? İki adım attı bize doğru kocam… “Doymadın mı karımı sikmeye Cafer? Bizi rezil ettin be arkadaş… Bütün kasabaya rezil kepaze ettin bizi… Karımı kandırdın, siktin, yetmedi aldın, götürdün. Bırakmadın yakamızı bir türlü… Hala arkadaşının karısını sikmek mi istiyorsun Cafer? Doymadın mı hala?”

Cafer belimi sımsıkı saran kolunu biraz daha sıktı, bıçağı biraz daha batırdı boynuma, irkildim.

“Yaklaşma Hasan… Gırtlağını keserim karının… Şu güzelliğe yazık etme…” Kocam ellerini kaldırdı, sakinleş der gibi… Durdu, bekledi.

“Doymadım be Hasan… Baksana şuna… Şu güzelliğe doyulur mu Hasan? Karının güzelliğine doyulur mu arkadaş? Evet, doymadım, karını sikmeye… İlik gibi karın var be arkadaş… Şeytanı baştan çıkarır senin karının güzelliği, şehveti… Baksana fahişeye, nasıl hazırlanmış sen geleceksin diye… Off… Of… İki çocuk doğurmuş ama, liseli lol-italar gibi kaltak karın… Şu mini eteğine bak, şu memelere bak, şu file çorabına bak…”

Eliyle eteğimi kaldırıp külotsuz amımı, jartiyer çorabımı gösterdi kocama… Üç duble rakıdan sonra dili iyice çözülmüştü Cafer’in… Kulağımın dibinde, hafif yuvarlanan diliyle durmadan konuşuyordu kocama…

“Karıcığın tanga külot giymiş senin için, az önce ben yırtıp attım karını sikerken… Bak şu amcığın güzelliğine… Az önce sikildi bu amcık… İçi pembe pembe parlıyordur şimdi, sen karşıdan bile görüyorsundur.” İçini çekti.

“Reva mı be Hasan? Bize reva mı bu arkadaş? Bak, şu benim yarağa bak… Şu yarak yirmi santimi geçiktir Hasan… Sen de bilirsin, az karı sikmedik beraber… Ama sen evlendin evleneli, senin karını her gördüğünde hazır ola geçiyor bu yarak arkadaş… Ağzım sulana sulana bakıyorum karının güzelliğine… Sana çaktırmamaya çalıştım hep… Ama öyle…“

“Bir de eve gidiyorum… Evde yağ tulumu karı bekliyor beni Hasan… Akşama kadar pasta, börek, başka şey bildiği yok benim karının… Ne emmesini bilir, ne gömmesini… O günah, bu günah… Ev işi… Yorgunluk… Baş ağrısı…”

“Sevişme? Sikiş? Yok… Çok zorda kalırsan istersin, yatağa yatar, bacaklarını kaldırır, amcık yalama olmuş, girer çıkarsın… Balon mu sikiyorsun, eşek mi sikiyorsun belli değil be arkadaş… Reva mı bu bana?” Nerdeyse ağlayacak koca adam… Sesi titriyor konuşurken…

“Bir de size bak Hasan… Tamam, allah vergisi ama, ufacık sikin var be kanka… Üstüne üstlük, bu ilik gibi, şehvetli, fingirdek karını yapayalnız bırakıp gidiyorsun be arkadaş… Kadın yarak diye, erkek diye inliyor, kendisi bile farkında değil. Nasıl bakıyor insana biliyor musun kanka? bahis şirketleri Nasıl insanın içini eritiyor senin karın bir bilsen…”

“Mahallede yürürken bir görsen, her yanı ayrı titriyor karının… Memeler ayrı, kalçaları ayrı… Ah o taş gibi kalçaları var ya karının… Her erkeğin dibi düşüyor senin karını gördükçe… Senin karına siki kalkmayan, tenhada kıstırıp sikmek istemeyen erkek değildir kanka…“

“Ben garip Cafer, ne yapayım? Ah, ben ne yapayım kanka? Dayanamadım işte… Dayanamadık. Senin karın erkeğe hasret, ben kadına… Ateşle barut gibi, yan yana koydun bizi… Yok para verilecek, karıma para ver… Yok taksit yatacak, eve para bırakıver… Aman göz kulak oluver… İkimiz yalnız… Parayı uzatırım, eli elimi okşar karının… Kendi bile farkında değil, gözlerini süzer beni gördükçe, sikilmiş gibi, sikilmek istermiş gibi…”

“Ah şu senin karın yok mu kanka? Deli etti beni… Şeytana uydum sonunda… Uyduk… Seviştik. Ben de zevk aldım, karın da… Birbirimizi doyurduk kanka… Açlığımızı, susuzluğumuzu giderdik birbirimizde… Ah şu parasızlık olmasa… Bırakır mıydım bu kadını ben? Ah ne eşeklik ettim… Nasıl bıraktım geldim yaban ellerinde Gülümü? Şimdi de işte, hatamı düzeltmeye geldim.”

Sustu. İçini dökmüştü. Bir sessizlik oldu. Kocam konuştu sonunda,

“Eee? Hata böyle mi düzelir Cafer? Karımı bıçak zoruyla sikerek mi düzelteceksin hatanı? Karımın canını yakarak mı? Şimdi ne olacak? Ben de geldim, ne yapacaksın şimdi? Beni de kesecek misin?”

“Ne bileyim Hasan… Sevişelim diyorum, istemiyor inatçı karın… Çok kızmış bana… Nefret ediyor. Ben de bıçak çıkarmak zorunda kaldım. Öyle sikebildim bir posta… Geri döndü diye namus kumkuması olmuş senin sikişken karın, azgın karın… Amcığından sular akıyor şırıl şırıl, yine de vermem diyor, siktir git diyor. Şimdi de sen varsın, dediğin gibi… Ne yapalım ki? Nasıl çözülür bu kördüğüm? Sabaha kadar böyle mi kalacağız Hasan?”

“En iyisi bırak git Cafer… Zor durumda kalma daha fazla… İşi büyütme. Şikayetçi olmayız biz, herkes kendi yoluna gider.”

“Yok Hasanım… Karınla sevişmeden, o güzel amcığına boşalmadan şurdan şuraya gitmem. Ahd ettim. İster zorla, ister güzellikle… Sonu nereye varırsa varsın. Bak, hala pantolondan çıkmış, kazık gibi sikim… Senin güzel karın indirecek bu kalkmış yarrağı… Başka yolu yok. İsterse sonunda ölüm olsun…”

Kocama baktı, üstünde şirketin şoför üniformasıyla duruyor karşımızda, boynunda kravat… Karar vermişçesine konuştu, sesi canlanmıştı,

“Çıkar şu kravatını boynundan bakayım sen… Halkasını bozma, kollarını arkaya kavuştur, kravatı bileklerine geçir. Yavaş yavaş, geri geri yanımıza gel bakalım şimdi…” Talimatlarının yapılmasını bekledi. Bu kez bana, “Güllü, kocanın kravatını sık iyice, bilekleri sımsıkı bağlansın. Tamam. Kravatın ucunu tut şimdi, yatak odasına gidiyoruz.”

Üçümüz birden, kocam önde, ben onun bileğini bağlayan kravatı tutmuş arkasında, Cafer gırtlağıma bıçağını dayamış, arkamda, yavaş hareketlerle yatak odasına yürüdük. İçeriye girdik. Kocamı yatağın ayak ucuna, köşeye oturttu. Arkadan bağlı bileklerini saran kravatın ucunu yatağın demirine bağlattırdı bana sımsıkı… Elini uzatıp sağlamlığını denetledi. Rahatlamıştı şimdi… Bıçağın ucunu salladı bana doğru,

“Üstünü çıkar sadece, bluz, sütyen… Mini eteğin kalacak, çoraplar da, ayakkabılar da… Yatağa uzan sonra, ayakların yerde olsun…”

Kocama baktım. Çaresiz gözlerle, kafesteki kuş gibi bakıyordu bana… Ellerini kaldırdı hafifçe, yatağın demirine bağlı ellerini… Yapacak bir şey yok dercesine… Dediğini yapmak zorundaydım, ben de yaptım.

Elleri bağlı, çaresiz kocamın ve beni sikecek olan erkeğin heyecanla parlayan gözleri önünde yavaş hareketlerle üstümü illegal bahis çıkardım. Kollarımı kaldırıp sütyeni de fırlattım yere öfkeyle… Memelerim meydanda, üstüm çıplak vaziyette, yatağa uzandım öylece, onun istediği gibi, ayaklarım yerde…

Cafer de soyundu benden sonra… Üstünde ne varsa çıkarıp attı. Kalkmış siki tüm heybetiyle havaya dikilmişti. Önümde, ayakta durmuş, beni seyrediyordu. İştahla, şehvetle bakıyordu yarı çıplak bedenime…

“Hey, bu ne böyle?” dedi sonra… Etajerin üstüne uzandı, gece kullanmak için oraya bıraktığım vibratörü görmüştü. Eline aldı, evirip çevirdi, düğmesine bastı, titreştirdi. Hasan’ın kucağına fırlatıp attı sonra,

“Bu gece buna ihtiyacınız olmayacak çocuklar…” dedi alay ederek… Elini önüne götürüp haşmetlisini kökünden tutup salladı. İkimizin de gözüne sokmak istercesine… Hafızalarımıza kazımak istercesine… Gereksizdi aslında… Hiç aklımdan çıkmıyordu ki o koca siki…

“Bu gece bunu yiyeceksin Güllü Sultan… Yapmasını değil, canlısını yediricem sana…” Elindeki şey vibratörden daha iri ve azametli görünüyordu yattığım yerden bakınca…

Eğildi sonra, zaten minicik olan, yatağa yatınca sıyrılmış eteğimi iyice yukarı kaldırdı. Diz çöktü önümde…

Bıçağını yumruk gibi kabarmış amıma sürttü. İrkildim. Çelik soğukluğu amımın ateşini kesmeye yetmemişti. Hayran hayran bakıyordu sadece… Diğer eliyle ayakkabımı tuttu. Ayak bileklerimi okşadı. Çoraplı bacaklarımı… Ayağımı kalkmış sikine sürttürdü. O da ateş gibi yanıyordu, çorabın üstünden hissedebiliyordum.

Dizlerime kapandı, çorabın üstünden bacaklarımı öpücüklere boğdu. File çorabın deliklerinden dilinin sıcaklığını duyurdu bana, ıslaklığını… Jartiyer çorabın bitimindeki geniş dantellerini okşadı uzun uzun… Bittiği yerde başlayan akça pakça etimi öpücüklere boğdu… Dışını, bacaklarımın içini… Offf…

Sonra da başını kasıklarıma gömdü. Dişlerimi sıkıyordum, inlememek, zevk aldığımı belli etmemek için çalışıyordum çaresizce… Fakat ah… Dili, o ıslak, pütürlü dili klitorisimi okşamaya başladığında dayanamadım daha fazla…

“Ohhh…” diye bir inleme koptu benden…

Elimde değildi işte… Zevk alıyordum. Adı istediği kadar tecavüz olsun, bıçak zoruyla sikilmek olsun… Müthiş zevk alıyordum. Utanarak kocama baktım. O da oturduğu köşeden bize bakıyordu. Bana… Başka bir erkeğin dilinden zevk alan karısına… Gözlerinde çözemediğim bir ifade vardı. Kıskançlık mı? Kızgınlık mı?

Yoksa ikimiz sevişirken ona Cafer diye seslenmemi isteyen, her sevişmemizde beni Cafer’e siktirdiğini hayal eden, pezevenk diye küfür etmemden zevk alan, tahrik olan kocam mıydı bize heyecanla bakan?

Bacaklarımın arasında diz çökmüş, amcığımı yalayıp yutan Cafer, ellerini de memelerime uzatmış, uçlarını parmaklarıyla ovalıyor, daha çok bitiriyordu beni… Dayanamadım, inlemelerim arttı. İçimden sular çağıldıyordu. Dayanamadım daha fazla,

“Cafer… Yeter… Oh, yeter artık Cafer…” diye yalvardım adama… Başını kasıklarımdan kaldırdı bana baktı. Dudakları ıslanmıştı am suyumla…

“Yeter mi Güllü?” dedi hınzır hınzır… “Bunca ayrılığa bu kadarcık am yalamak yeter mi?” Puşt, biliyordu nasıl zevk aldığımı… Elimi uzatıp saçlarından tuttum, başını kaldırmaya çalıştım.

“Yeter diyorum sana… Bırak yalamayı…”

“Ne yapayım peki Gülüm? Söyle bana…”

Kocama baktım. Elleri bağlı kocama… Heyecanlanmış gibiydi. Yanakları kızarmış, merakla beni, söyleyeceğim şeyi bekliyordu. Biliyordum. O da istiyordu benim istediğim şeyi… Biliyordu ne istediğimi… Sonunda söyledim.

Kocamla her sevişmemizde inleyerek, bağırarak tekrarladığım, zevkten inlerken kocama söylediğim, ikimizi de deli gibi tahrik eden, boşalmamızı sağlayan o sözleri söyledim sikicime… İstekle… Şehvetle…

“Sik illegal bahis siteleri beni Cafer…” diye inledim. “O koca sikini geçir bana… Sik… Seni istiyorum ben… Yeter artık… Sik beni…”

Kalktı, jartiyer çorabının süslediği uzun bacaklarımı ayırıp arasına girdi. O kalın, koca sikini sürttürdü yine amcığıma… Heyecanla, titreyerek bekledim erkeği… Başını soktu zorlayarak…

“Ohhh…” diye inledim, gözlerim karardı zevkten… “Ohhh… Cafer… Çok güzel… Özledim senin sikini… Piç herif… Orospu çocuğu… Sikini özledim senin… Bu… Bu koca siki özledim ben… Beni sikmeni, içimi deşmeni özledim…”

Yavaş yavaş soktu içime… İnlete inlete… Başımı sağa sola çeviriyor, zevkle durmaksızın inliyordum. Kocamı gördüm, heyecanla bana bakıyordu. Bacak arama, içime girmekte olan koca yarağa bakıyordu kocam… Elimi uzatıp bacağını tuttum. Okşadım. Amıma giren yarağın verdiği zevkle gözlerim kapanırken ben de kocamı okşadım.

Elimle kucağına geldiğimde pantolonun kumaşının üstünden, önündeki minik kabarıklığı hissettim. Siki kalkmış vaziyetteydi kocamın… O da zevk alıyordu benim sikilmemden…

Hemen yanıbaşında karısının sikilmesi, koca yarağın amıma girmesi, benim zevk dolu inlemelerim kocama zevk veriyordu… Cafer sikini kökledi bir anda…

“Aahhh…” diye bir feryat kopardım. Ellerim kasıldı, kocamın sikini sıktım avuçlarımda istemsizce… Kocam da inledi benimle beraber…

“Ohh… Gül…” diyerek dudaklarını ısırdı.

“Oh aşkım… Kocam… Çok güzel…” diyebildim nefes nefese…

“Zevk alıyorsun karıcığım… Hiç böyle zevk aldığını görmemiştim. Hiç yaşatamadım bu zevki sana… Affet beni ne olur… Gözümle gördüm şimdi, sana hak verdim.”

Cafer’in koca siki bir zaman yara yara gidip geldi içimde… Bacaklarımın arasında inip kalktı durmaksızın, yorulmaksızın… Sonra beni sikmenin zevkiyle kendinden geçen erkeği bacaklarımın arasından kaldırdım. Ben de yattığım yerden kalktım, kocama yönelip Cafer’e doğru domaldım.

Kocamın pantolonunun kemerini çözdüm, küloduyla beraber sıyırıp çıkardım. Altı çıplak, kalkmış sikiyle oturuyordu elleri bağlı vaziyette… Kocamın kucağına başımı koyup, popomu havaya kaldırdım. Kalçalarımı titrettirip işareti verdim arkamdaki erkeğe… Arkamdan yaklaşıp bir anda amıma geçiriverdi sikini, hart diye…

“Ohhh… Yavaşş… Hayvan…” diye inledim. Sonra da kocamın sikini ağzıma aldım. Cafer beni sikti, ben kocamın sikini emdim, yaladım durdum.

Neye niyet, neye kısmet… Ben kocama, vibratörle beraber grup seks yapmaya hazırlanırken gerçekten iki erkekle üçlü grup seks yapıyorduk. Harika bir şeydi.

Amıma girip çıkan kol gibi aletin verdiği zevke, vajina duvarlarıma sürtünmesinin yarattığı dayanılmaz şehvet çağrısına dayanamadım daha fazla… Ben sarsılarak orgazm olurken ağzımdaki kocamın pipisi de ağzıma boşalıyor, damlalarını salıyordu.

Cafer hayvanı boşalmamıştı daha… Yatağa yatıp kucağına çekti beni… Az önce boşalmama rağmen ben de doyamamıştım daha… Üstüne çıktım. Bacaklarımı ayırıp sikinin üstünde alçalırken kocam hala bize bakıyordu. Daha çok, içime girmekte olan bilek kalınlığındaki hayvana…

Dudaklarımı ısıra ısıra aldım içime aldım o hayvanı… Oturup kalkmaya başladım sonra deli gibi…Cafer’in kürek gibi elleri çoraplı bacaklarımı okşuyordu durmaksızın, o pek beğendiği kalçalarımda dolaşıyordu. Titrettiriyordum kalçalarımı, siki içimde elektrik çarpmış gibiydi, böğürmeye başlamıştı aygırım… Sonunda onu da boşalttım. Yatağa devrildim.

“Çözün artık beni…” diye inledi kocam… Baktı benden hayır yok, serilip kalmışım, ortağına seslendi,

“Hadi ortak, çöz beni…”

Cafer kalkıp bileklerindeki kravatı çözdü, kocamı serbest bıraktı. Üçümüz yan yana uzandık yatakta… Ben iki erkeğin ortasındaydım. İkisi de yan dönmüş, beni okşuyorlardı hayran hayran…

Mutlulukla gerindim. İki erkeğin dört elinin çıplak bedenimde yaptığı gezintinin verdiği hazla iliklerime kadar ürpermiş durumdaydım. Gece yeni başlıyordu daha… İki kocalı yeni hayatım da…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir